• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
BİRHARF.BİZ
Üyelik Girişi
İLESAM
BALA KİTAP TOPLULUĞU
GÜFTELER-BESTELER
GEZGİN
VİDEOLAR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam73
Toplam Ziyaret51947
               
 
Meyve esansı, şeker ve karbon asidi ile yapılır, basınçlı hava ile şişelere doldurulurdu. Argoda, bir sözün anlamsız olduğunu bildirmek, kahvehanede çokça hesap ödemek zorunda kalan kişiyi betimlemek yahut gerçekleşme ihtimali düşük olayları betimlemek için söylenirdi: “Gazoz ağacı.” Kapağı açılmadan önce çalkalanırsa, açıldığında köpürür boşalırdı. “Gazoz olmak” deyimi işte tam da böyle durumları/kişileri işaret ederdi.
16.02.2019
İnsan, toplumda kendisine yapılmasını uygun görmediği, onaylamadığı davranışları başkalarına yapmadığı, yalan söylemediği, insanlarla alay etmediği, bencil, kindar, kıskanç, yıkıcı olmadığı sürece insan olma yolundadır. Sosyal yaşamda toplumsal kuralları tanıdığı, insan haklarına saygılı olduğu, toplumda dayanışmayı, paylaşmayı bildiği, severek, düşünerek, inanarak yaşadığı ölçüde insan olmayı başarmıştır. İnsan olmak; doğaya hâkim olmak de/ SONGÜL DÜNDARğil, doğayla uyum içinde yaşayabilmek demektir.
16.02.2019
“Biri size selam verdiğinde ondan daha güzeli ile selamı alın” âyetinin sırrına erdiğimizde, “Tanıyıp tanımadığı herkese selam veren cennetin istediği kapısından içeri girer” diyen hz. Peygamberin müjdesini anladığımızda hem dünya hem de ülkemiz çok daha güzel, çok daha nefes alınabilir olacaktır. Mutluluk, biraz da nefesimizi, insanlara selam olarak armağan etmemize bağlı. Zira mutluluğa vuslat, insanlara vuslatımızla da ilgilidir. İnsanın insana ilk vuslatı ise selamdır.
16.02.2019
Dünyanın bütün feryatlarını duyabilmekti oysa sevgi. Bir sızıyı dindirmek için yollara düşürmekti kalbi. Yaralı bir ruha sihirli bir dokunuştu devadan yana. Yalnızlığa inat “başkaları için var olmak” nidasıyla, biri için kendi içinde binlerce kez sayıklamaktı. Merhamet eksikliğinden can çekişen insanlığı diriltmekti belki de. En çok da yüreğindeki can kırıklarını bir türlü çıkaramayan çocuğun yaralı ellerine merhem olmaktı. Yüreğin pasını mahzun bir çocuğun göz yaşına yanaştırmaktı, dünyanın bir ucunda…
15.03.2019
İşte bu nedenledir ki; Türkler, nevruz bayramında, nevruz ateşi yakmışlar ve yaktıkları ateşin üstünden atlayarak, günahlarından arınmayı ateşin sıcaklığında aramışlar. Nevruz, Türklerin yeryüzünde var olduğu günden beri kutlanan en eski ulusal bayramıdır. Bu bayram, Mart ayının 21. gününü 22. gününe bağlayan gece kutlanır. Kutlamalar; çeşitli kültürel değerlerle taçlandırılır. Sıcak ortamlarda yeşertilen buğday “semeni”leri bereketin sembolü sayılır, en güzel yemekler pişirilir, türküler söylenir, şenlikler düzenlenir.
15.03.2019
... 52 ...
DERGİ ARŞİVİ
İSMET BORA BİNATLI
Saat