• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
BİRHARF.BİZ
Üyelik Girişi
YAZARLAR
EDİTÖRDEN
GÜFTELER-BESTELER
BİR ÜSKÜDAR MASALI
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam31
Toplam Ziyaret118205
Aynadaki Gözler / Nur Ersen
 
                    AYNADAKİ GÖZLER 
 
 
       Gözlerimiz… Dünyaya açılan ilk pencerelerimiz…
 
       Yumuk yumuk, masum, minicik…
                                                             
       Önceleri boş boş bakınır etrafa. Her şeyden habersiz tanımaya başlar çevresini o bir çift pencere. Uyku gelince mahmurlaşır. Pırıl pırıldır sevilince.
 
       Çok değil, birkaç yıl sonra değişir bakışlar.  Sevgi olur, sitem olur, yalan olur; ama yine de bakar masumca.
 
       Yavaş yavaş aşkı tanımaya başlar gözler, çünkü biraz daha aralanmıştır. Değişir sevgiliyi görünce. Gizleyemez duygularını. Bakar sevdalı sevdalı. En güzel çağıdır gözlerin bu sevdalı bakışları barındırdığı anlar. Başka bir şey göremez olur. Nereye baksa o vardır sanki. Yitirdiğinde ise sevdiğini, acıya dönüşür o sevdalı bakışlar.
 
        Yıllar yılları kovalarken yaşam da gelir geçer. Platonik dönem geçmiş, hayatın gerçekleri ile daha yakından tanışan bakışlar da yıllara ayak uydurmaya başlamıştır. Artık daha gerçekçidir. Yaşam kavgası ile iç içedir çünkü. Bu kavgada çakmak çakmak olur gözler. Ümitle bakar ileriye. Artık dev bir pencere olmuştur. Yalnızca kendisi için değil, canından çok sevdikleri için de bakmaya başlar sorumluluğunun bilinciyle.
 
       Gün gelir, çok eskilerden kalan gözlerle karşılaşır. Buğulanır bakışları. İçinde bir sevinç vardır, sevinemez. Ağlamak ister… Ağlayamaz. Düğümlenir boğazı, konuşamaz bir türlü. Bu duygu yüklü anın üstesinden gelebilmek için çaba gösterirken kahrolmaz mı, dolmaz mı pınarları, mazideki o sevdalı bakışlardan bir daha görüşmemek üzere ayrılırken? Onu tekrar göremeyeceğini bildiği için bakmaz mı doya doya?
 
        Bir süre bu karışık duygularla baş başa kalan gözler hep hüzünlüdür. Gizlemeye çalışsa da çevresindekilerden, kaçamaz aynadaki bakışlarından. Aynadaki bakışlar olgun ve ağırbaşlıdır çünkü. Uyarır: “Uyan, kendine gel! Uğruna yaşadıklarına karşı olan bakışlarına geri dön! Onu unutamayacaksın ama hayat sürüp gidecek!”
 
      Söz dinlemez mi bu cefakâr gözler? Ta yüreğinin derinliğinden gelen sesleri duymaz mı sanki?
 
      Aynadaki gözler doğruyu söyler. Unutulmasa da geçmişte kalan, yine de güçlü olmak gerekir her zaman. Hayata tutunabilmek için önce kendisiyle barışık olmalıdır insan. İşte o zaman üstesinden gelemeyeceği zorluk kalmadığını hisseder. 
 
      Aradan uzun yıllar geçer. Görevini tamamlamanın gururu içindeki gözler, yorgun yorgun bakmaya başlar çok uzaklara. 
 
       Ağır ağır inmeye başladığında kirpikler,  ardında çok şey bırakmanın hüznü vardır kapalı pencerelerin ardında.
       
NUR ERSEN-2000

08-04-2021
  
229 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
ÇOCUK EDEBİYATI
ÇOCUK ve MASAL
ÇOCUK ve ŞİİR
KİTAP TANITIM
BALA KİTAP TOPLULUĞU