• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
BİRHARF.BİZ
Üyelik Girişi
İLESAM
GÜFTELER-BESTELER
GEZGİN
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret76664
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Karşılarken - Nur Ersen
HAYAT, SÖZ ve KADIN

 

         Dört başarılı kadın, Eğitimci Yazar-Şair Rânâ İslam Değirmenci, Eğitimci Yazar Şükran Yargı, Yazar-Şair Sibel Unur Özdemir ve Çocuk Edebiyatçısı Yazar Fatma Yangın Ekşioğlu, bir süre önce “8 Mart Dünya Kadınlar Günü”ne özel bir söyleşi ve imza günü yapma kararı almış,  anlamlı bir başlık taşıyan afişleri ile duyurularını yapmışlardı.

         Afiş sloganları ise ”HAYAT, SÖZ ve KADIN”dı.

         7 Mart 2020 cumartesi günü edebiyata gönül vermiş kadınlar Ankara’da Leylek Kafede her hafta devam eden “NAR (RÂNÂ) YAZAR OKULU”ndaki atölye çalışmalarının ardından bir araya geldiler ve “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü”nü karşıladılar.

      Yazmaya gönül verenler, okuma sevdalıları, büyük bir azimle yazarlık yolunda ilerleyenler… Konuklar… Eşlerine destek vermek için gelen erkekler...  Oradaydılar… Hepsinin Dünya Kadınlar Günü için ”HAYAT SÖZ VE KADIN” programında söyleyecek sözleri, öneri ve eleştirileri, anlatacak yaşanmışlıkları ve hikâyeleri vardı.


      Nar(Rânâ)Yazar Okulu Genç Yazar Atölyesi Koordinatörü Arda Çelik 'Kadın' oturumu öncesinde atölyenin bu haftaki konusu 'Mehmet Emin Yurdakul' hakkında hazırladığı çalışmasından bir bölüm sundu ve sonrasında asıl programa geçildi.

      Açılış konuşması Rânâ İslam Değirmenci tarafından yapıldıktan sonra Fatma Yangın Ekşioğlu Dünya Emekçi Kadınlar Günü tarihçesi hakkında bir konuşma yaptı. Geçmişte ve günümüzde kadına verilen değer/değersizlik, kız çocuklarının eğitim sorunları, bazı yörelerde görülen erken evlilikleri bir kez daha dile getirdi.

      Sibel Unur Özdemir şiirsel anlatım tadında kaleme aldığı, “KADINLAR” adlı yazısını okudu bizlere.

      “Kadınlar… Aşkla çarptıranlardır gönüllerimizi. Gönül bahçemizin en güzel, en nadide çiçeklerini yetiştiren bahçıvanlardır. Ruhumuzu aydınlatan en parlak ışık, içimize sevgi tohumlarını bırakan en değerli yaren, sestir, nefestir taş binaları yuvalara çeviren. Kavrulan soğanın kokusu, taze demlenmiş çayın buğusudur…” diye başlayan satırlarında bir çiçek kadar narin, yeri geldiğinde duyguları bir alev topu gibi patlayan bir birey, ana, sevgili, öğretmen oldu kadın…

      Rânâ İslam Değirmenci kadınları kültür, sanat ve eğitim hayatındaki varoluşlarıyla ele aldı ve bu alanlarda varlıklarını rahatlıkla ortaya koyabilecek yaradılışta olduklarını vurguladı. Bu konuda kendisini derinden etkileyen en önemli şeyin resim heykel müzesinde 3. Abdülmecit tarafından yapılan,  Geothe’nin bir kitabını okuyan cariyenin resmedildiği tablo olduğunu açıkladı.

      Şükran Yargı kendisini etkileyen değer verdiği iki kadın yazardan söz ederek başladı konuşmasına. Yanında taşıdığı küçük albümündeki sayfaları açarak onlarla çektirmiş olduğu fotoğrafları büyük bir sevgi ile gösterdi. Gülten Dayıoğlu ile bir fuarda tanıştığını, küçücük okuyucuları karşısında bile ayağa kalkıp önünü iliklemesinin onun ne kadar zarif naif bir insan olduğunu gösterdiğini vurguladı.

      Şükran Yargı öğretmenlik yaptığı yıllarda düzenlenen bir yarışma sonucunda ödüle değer görülen öğrencisi ile İstanbul’a gittiğini, ani bastıran kar ve yollardaki ağır buzlanma nedeniyle yarışmanın iptal edildiğini ancak Nezihe Meriç’in kendisini ve öğrencisini evinde ağırladığını,  yaşadığı o günün unutulmaz anıları arasına nasıl girdiğini büyük bir heyecanla anlattı.  Ayrıca iki yazarın kadın kahramanlarını hep güçlü kadınlardan seçtiğini de özellikle vurguladı. Ardından güne dair şiirler okudu.

    

      Katılımcı yazarlardan Nur Ersen BEN KADINIM isimli şiiri ile duygularını aktarırken, Ayşen Kılıçarslan Göksu da bir kadın yazar olarak edebiyat alanında karşılaştığı zorluklar ve engeller hakkında bir konuşma yaptı.

      Programın en genç erkeği Arda da Türk Devleti’nin kuruluşundan bu yana devlet yönetiminde, iş hayatında, kültür sanat ve edebiyat alanlarında başarılı kadınlardan örnekler verdi.  

      Konuşmacı yazarlarımızın ortak düşüncelerinden en önemlisi ise kadın ve erkeğin ayrılmaz bir bütün olduğu, birbirlerinin desteğine de her zaman ihtiyaç duyduklarıydı.

  

      Toplantıda sadece kadınlar değil erkek katılımcılar da bulunuyordu. Eşleriyle birlikte gelmiş, programın konusu hakkında düşüncelerini dile getirip destek olma düşüncelerini onaylamışlardı.

      Sadece konuşmacılar değil konuklar da katkı yaptı anekdotlarıyla, şiirleriyle, anılarıyla bu anlamlı güne…

  

  


     Sevginin ve ortak duyguların hâkim olduğu duygularla bir masa etrafında toplanan katılımcılar Rânâ İslam Değirmenci, Sibel Unur Özdemir ve Fatma Yangın Ekşioğlu’nun imzaladığı kitaplarını aldılar, bir arada olmanın mutluluğunu dile getirip ayrıldılar.





Sonrasında toplu çekilen fotoğraf karesindeki gülümseyen yüzler kaldı anılarda...




HABER ve FOTOĞRAFLAR: NUR ERSEN

08-03-2020

  
351 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın