• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
BİRHARF.BİZ
Üyelik Girişi
İLESAM
BALA KİTAP TOPLULUĞU
GÜFTELER-BESTELER
GEZGİN
VİDEOLAR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam50
Toplam Ziyaret47874
KÜLTÜREL BELLEĞİMİZDE GAZOZ / ERGÜN VEREN



KÜLTÜREL BELLEĞİMİZDE GAZOZ
 

      Fransızca’dan ödünçleme bir ad ile anılırdı “Gazoz”.

      Meyve esansı, şeker ve karbon asidi ile yapılır, basınçlı hava ile şişelere doldurulurdu.

      Argoda, bir sözün anlamsız olduğunu bildirmek, kahvehanede çokça hesap ödemek zorunda kalan kişiyi betimlemek yahut gerçekleşme ihtimali düşük olayları betimlemek için söylenirdi: “Gazoz ağacı.”

      Kapağı açılmadan önce çalkalanırsa, açıldığında köpürür boşalırdı. “Gazoz olmak” deyimi işte tam da böyle durumları/kişileri işaret ederdi.

      Kültürel belleğimizde farklı kodlamalarla yer alır, hayatımızı anlamlandırırdı.

      İşlevseldi.

      Prestij içecekti!

      Çocuğa ödüldü/armağandı.

      1950-60-70’lerde yazlık bahçe sinemalarında ince uzun cam şişesinin içinde çekirdeğe eşlik ederdi. Satıcıların testerenin tersiyle aşağıdan yukarıya ani darbesiyle açılırdı kapakları; açılırken işitilen “patlama” sesi satıcının hüneri, gazozun cazibesiydi.

      Bir gazoz şişesinde birkaç çocuk ağız birleşirdi sırayla “birer fırt” içebilmek için.

      Kapakları toplanır, atmalı-vurmalı-sekmeli-yuvarlamalı şans oyunlarına nesne olur, “ütülür-ütülünürdü” yahut raylara dizilir, trenin “yassıltışı” seyredilirdi.

      İki parmağının arasında kapağını bükebilen ağabeyleri idolleştirirdi. Kimi ağabeyler dişiyle açardı o kapağı.

      1970-80’lerde köylünün “soğukluğu”, “geğirteci”, Türk Sineması’nın içine uyku ilacı katılanıydı.

      Hamam çıkışında dinlenirken içilen serinlikti.

1960-70’lerde mahalle maçlarının ödülüydü; “Gazozuna!”.

      Pek çok kasabanın ve şehrin yerel üretim/tüketim içeceği, kimi sosyal kimlik gruplarının aidiyet ögesiydi.

      İçine bir adet “Aspirin” atıldığında müshile karşı etkili bir ilaç olurdu. Hamur işi yiyeceklere malzeme yapılırdı.

      İkindi vakti çıkan sıcak simidin yoldaşıydı.

      1980’lerde “onyüzbinmilyon baloncuktu”; sonrasında “globalleşti”, teneke kutuya girdi, yerel üretimi/tüketimi bitiverdi.

      Yıllar geçti, Türk Sineması’na “İftarlık Gazoz” oldu.

      Son yıllarda kendine yeniden alan açtı. Kültür ekonomisini yarattı. Yerel markalar tekrar üretilmeye başlandı, ulusal dolaşıma girdi.

      Şimdilerde yine aynı adla anılıyor, aynı yöntemle yapılıyor ve marketlerden sofralara koşuyor; “Gazoz olma, efsane ol!” nidalarıyla...

 

ERGÜN VEREN
15-02-2019
 
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
78 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
DERGİ ARŞİVİ
İSMET BORA BİNATLI
Saat