• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
BİRHARF.BİZ
Üyelik Girişi
YARIŞMALAR
İLESAM
GÜFTELER-BESTELER
SEVİNÇ ATAN
GEZGİN
VİDEOLAR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam15
Toplam Ziyaret32873
BİR ÜSKÜDAR MASALI NASIL DOĞDU?


BİR ÜSKÜDAR MASALI HAKKINDA


      Değerli okurlar, bu güne dek birçok kitap tanıtımı yaptım ve birharf dergimizden yayınladım.

      Şimdi ise kendi kitabımın tanıtımını yapacağım ancak takdir edersiniz ki insanın kendi kitabı hakkında yazı yazması pek de kolay değildir. Ben yine de BİR ÜSKÜDAR MASALI nasıl doğdu, bunu bana yazdıran nedenler nelerdi, çocukluk anılarım ve yıllar sonra çocuklarımla birlikte Üsküdar’da yaşamam bu hikâyeye nasıl yön verdi, tüm bunları sizlere bir sohbet havasında anlatmak istiyorum.

      “BİR ÜSKÜDAR MASALI” 112 sayfa. Kapak resmi ve tasarımı bana ait. 3. baskı olarak Ürün yayınlarından çıktı.

BİR ÜSKÜDAR MASALI’nda, Üsküdar Kuşoğlu Yokuşu’ndaki anılarımın yanı sıra ana karakterimiz olan Hakan’ın, ilkokuldayken sınıf arkadaşı Neriman’a duyduğu platonik aşkın öyküsü de var. 

      Bu kitabı yazmaya nasıl karar verdiğimi soracak olursanız anlatmaya çocukluğuma inerek başlamam gerekecek. .

      Yaz tatillerinde babaannemin Üsküdar’da, Bulgurlu Mescit Sokağındaki evine giderdik. Onun nohut oda bakla sofasındaki evinde geçirdiğim günleri hiç unutamam çünkü oranın büyülü havasından, sahilinden, denizinden, taş döşeli sokaklarından çok etkilenirdim. Evimize döndüğümüzde çok uzun süre kendimi İstanbul’daymış, Üsküdar’daymış gibi hissederdim ve hep dua ederdim ileride de Üsküdar’da yaşamak için. aradan yıllar geçti, dualarım kabul oldu. Eşimin tayini İstanbul’a çıktı ve tabii dünyalar benim oldu. Üsküdar’da, babaanneme çok yakın bir yerde ev kiraladık. Bu kez babaanneme çocuklarımla gidip geliyordum. Ancak evimiz, Üsküdar’ın arka mahallelerinde, oldukça dik bir yokuş olan “Kuşoğlu Yokuşu”nun başındaydı. Elli yıllık, tahtaları iyice eskimiş, ahşap o evde çok zor ama çok güzel iki yıl geçirdik.  Bu süre zarfında çok güzel anılar biriktirdim.

      Aradan on beş yıl geçti ve ben yazmaya başladım. Üsküdar anılarımı da mutlaka yazmalıyım, ölümsüzleştirmeliyim dedim ve kalemi elime aldım. O sıralarda, şu anda rahmetli olan bir yazar ağabeyimiz bana ilkokuldaki sınıf arkadaşı Neriman’a duyduğu platonik aşkını anlatmış, onu hala unutamadığını söylemiş,  anlattıklarından bir hikâye yazmamı istemişti. Ben de bu platonik aşkı alıp Kuşoğlu Yokuşu’na götürdüm. Böylece ortaya bir anı-öykü çıkmış oldu.  Tabii bu hikâyedeki mekânlar, semt mahalle okul isimleri ve yaşanan her şeyin gerçek olduğunu, anne karakterinin benim olduğumu da belirtmeden geçmek istemem.

      Hikâye bir iş toplantısı için İstanbul’a gelen Hakan’ın, çocukluk yıllarının geçtiği Üsküdar’daki Kuşoğlu Yokuşuna gidip anılarını tazelemesiyle başlıyor.

      İlkokul üçüncü sınıftan dördüncü sınıfa geçtiği yıl babasının tayini dolayısı ile Kars’tan İstanbul’a gelen Hakan alıştığı mahallesinden, arkadaşlarından, okulundan ve öğretmeninden ayrıldığı için çok mutsuzdur. Üstelik Üsküdar’ın arka mahallelerinden “Kuşoğlu Yokuşu”nda oturmaktadırlar. Bu ahşap kırık dökük evde yaşamak, karda kışta oldukça dik olan yokuşu inip çıkmak ona çok zor gelir. Sürekli ağlar ve başka bir eve taşınmak için annesini babasını zorlar.  Üsküdar’daki Halil Rüştü İlkokuluna başladığında sınıf arkadaşı Neriman’ın varlığı ona yaşadığı zorlukları unutturur. Ne yokuş, ne de ahşap evlerinin sıkıntısı onun umurundadır. Başka bir eve taşınma fikrini de aklından silmiştir artık.

Neriman’a olan saf, temiz platonik aşkı ona Üsküdar’ı da sevdirmiştir.

      Sade, akıcı ve yer yer şiirsel bir anlatımın hâkim olduğu bu duygusal, uzun hikâye-kısa roman diyebileceğimiz Bir Üsküdar Masalı’nı okumaya başladığınızda Hakan’la Üsküdar’ın o tarihi ve büyülü sokaklarında dolaşıyor,  sahilinde gezip Salacak’tan Kızkulesi’ni seyrediyorsunuz. Zaman zaman Hakan’la birlikte Eminönü’ne gidip sahilde balık ekmek yiyor, Mısır Çarşısı’nı, Arkeoloji Müzesi’ni geziyor, boğaz turu yapıyorsunuz.

 
      “BİR ÜSKÜDAR MASALI” Kocaeli Üniversitesi, Türk dili ve Edebiyatı bölümü okutmanlarından Sayın Fatma Üçler Topçu tarafından Üsküdar Gölgesindeki Öyküler başlığında incelendi, 2012 yılında 7. Üsküdar Sempozyumu çerçevesinde Bağlarbaşı Kongre Merkezinde sunumu yapıldı. Bu sempozyumda çekilen fotoğrafları kitabın arka sayfalarında görmeniz mümkün.


      Okurlarımdan aldığım görüşler çok olumlu. “Elimize aldığımızda bitirmeden bırakamıyoruz”, “dili çok güzel ve akıcı.”, “Şiirsel bir anlatımı var.”, “Anlatılanlarda kendimi buluyorum.” gibi söylemler beni mutlu ediyor.

 


ARKA KAPAK YAZISI

      Her mevsim bir başka güzeldir Üsküdar’da. Her mevsimin ayrı bir tadı, ayrı bir kokusu, ayrı bir büyüsü vardır. Her mevsim, farklı bir yerine âşık olursunuz Üsküdar’ın. Sevdalanırsınız sizi en çok etkileyen eşsiz bir köşesine. Kalbiniz artık o köşe için çarpmaya başlar gizli gizli.

      Hakan’ın Üsküdar’a, Kızkulesi’ne ve Neriman’a olan sevdasını okurken sizler de Üsküdar’ın tarih kokan sokaklarında gezineceksiniz. Sahilden gelen o büyülü Üsküdar havasını soluyacak, Kuşoğlu Yokuşundaki ahşap evlerde oturmanın ayrıcalığını yaşayıp geceleri merdiven başından denizi ve Avrupa Yakası’ndan atılan havai fişekleri seyredecek, en çok da kendinizi Salacak’ta oturmuş, Kızkulesi ile dertleşirken bulacaksınız.

NUR ERSEN
08-08-2018

Kitap isteme adresi: okumaca@gmail.com

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
65 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
DERGİ ARŞİVİ
İSMET BORA BİNATLI
SİBEL UNUR ÖZDEMİR
ERGÜN VEREN
Saat