• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
BİRHARF.BİZ
Üyelik Girişi
YARIŞMALAR
İLESAM
GÜFTELER-BESTELER
SEVİNÇ ATAN
GEZGİN
VİDEOLAR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam14
Toplam Ziyaret32872
YOL ÜSTÜNE KELAM YOLCULUĞU / ARİF BÜK


YOL ÜSTÜNE KELȂM YOLCULUĞU

      “Ya bir yol bul, ya bir yol ol, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil ” demiş filozofun biri. Öyle ya hayat upuzun bir yol, üstünde yürüdüğü yolu bilmeli, farkında olmalı insan. Yolu sormak kolay, tarif etmek, tarif edilen yolu bulmak zdrdur! Mesela, bazı yollar ozanın dediği gibi gizlidir, gizemlidir; “Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez, gönülden gönüle gider yâr oy, yol gizli gizli.” Ki bazı yollar da “Sırat-ı müstakîm” dir, şah damarımızdan daha yakın olana doğru giden…
         Bir yola girdiğini anlatan bir ozana kulak veriyorum, ilkin;
 
“Kendin yola vurdun ise,
Yolda kendin buldun ise,
Yoldaşın kim bildin ise,
Yolun açık olsun yolcu.”
 
         İlk yoldaşım bizim Yunus, tarif ediyor yolu;
 
“Yol odur ki doğru vara,
Göz odur ki hakkı göre,
Er odur ki alçakta dura,
Yüceden bakan göz değil.”
 
         Ardından Mevlâna hazretlerine rastlıyorum, gönül fidanlığından bir gül devşirip uzatıyor; ”Ey yolcu, kalbe yürü, orada seyret, orada gez dolaş, Allah’a giden yol kalpten geçer.”
 
          Mevlana’nın hocası Şems-i Tebrizi görüyor bizi, uzaktan ve sesleniyor; “Aşk en güzel seferdir, bu sefere çıkan yolcu tepeden tırnağa değişir, yolu aydınlık olur.”
 
          Bir süre sonra Şeyh Şadi Şirazi ses veriyor uzaklardan; “Ben doğru yolda kaybolanı görmedim, evlat.” diyor ve ekliyor “Yalnız, yolda kiminle yürüdüğüne çok dikkat et, bilhassa vefasızlar yolda bırakır adamı.”
 
           Bir yol tarifi de Mehmet Akif Ersoy’dan alıyorum;
 
           “Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete ram ol
           Yol varsa budur bilmiyorum başka çıkar yol.”
 
            Hak yolu bulan bir şiir yürekli de şöyle sesleniyor dünya yolcularına;
 
           “İyi düşün iyi hisset yanılma aldanma
           Ne varsa doğrudadır doğruluk şaşar sanma.”
 
            Evet, yürüdüğü “dosdoğru” bir yolu olmalı insanın, “işte benim yolum” dediği… Yürüdükçe her iki tarafını yeşerttiği, Hızır gibi hüzünlere yetiştiği, yaralı ararken yaralandığı, yalnız elleri yakaladığı, dünya azığını pay ettiği, kuyulara düşen Yusuf var mı diye arandığı, dostluk duraklarına uğradığı, ağladığı ama ağlatmadığı, âhı bol yüreklere yakın olduğu, karanlığa lamba kemâle liman olduğu, sağ omuz meleğinin yazmaktan yorulduğu…
         Biri bize diyorsa ki “hayırlı yolculuklar”, âmin diyelim, ta gönülden. Hayra varıyorsa bir yol, yorgunluk vermez o yol…

ARİF BÜK
13-07-2018
 
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
112 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
DERGİ ARŞİVİ
İSMET BORA BİNATLI
SİBEL UNUR ÖZDEMİR
ERGÜN VEREN
Saat