• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
BİRHARF.BİZ
Üyelik Girişi
YARIŞMALAR
İLESAM
GÜFTELER-BESTELER
SEVİNÇ ATAN
GEZGİN
VİDEOLAR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam18
Toplam Ziyaret36169
GEZGİN / TOKAT
                     
 
TOKAT
 
Hey on beşli, on beşli
Tokat yolları taşlı
On beşliler gidiyor
Kızların gözü yaşlı



Bu duygulu türkü sözleri, Tokat’ın tarihini ve halk kültürünü tanımamızda yardımcı oluyor
 
 
Ankara’ya 395km, Samsun’a 230km uzaklıktadır. Tarihi yapısı, dinlenceleri, kültürü ve özel yemekleriyle tanınmıştır Tokat.
 
TARİHÇESİ
 
Hititler, Asurlar, Huriler ve Kimmerler ve daha birçok krallığın egemenliğinde kalmıştı. Bizans-Arap savaşları sırasında Tokat Kalesi önemli rol oynamıştır. Malazgirt zaferinden sonra sırayla Danişmentliler, Selçuklular, Osmanlıların eline geçmiştir. XIX. yy.da Sivas iline bağlı bir merkez ilçe olmuş, 1918-1920 Mondros ateşkesinden sonra bağımsız bir il olarak Tokat adını almıştır.
 
 
 
COĞRAFİ YAPISI
 
Orta Karadeniz’in iç kısmında bulunan Tokat ili, her ne kadar Karadeniz Bölgesi’nin bir ili olarak görünüyorsa da iklim ve bitki örtüsüyle bir İç Anadolu ili görünümündedir. Samsun, Ordu, Sivas, Yozgat ve Amasya illeriyle komşu olan, Akdağ ve Çamlıbel Dağları arasında, Kelkit, Tozanlı ve Çekerek suları havzalarında, Topçam dağları eteklerinde yer alan bu il, Orta Karadeniz bölümünü İç ve Doğu Anadolu’ya bağlayan önemli yolların kavşağında bulunmaktadır. Niksar, Erbaa, Zile, Almus, Reşadiye, Artova, Turhal, Pazar, Yeşilyurt, Başçiftlik ve Sulusaray başlıca ilçeleridir. Özellikli olan birçok ilçesi vardır. Bu ilçeler ürettikleri ve elde ettikleriyle ün kazanmıştır. Örneğin; Zile pekmeziyle, Turhal şeker fabrikasıyla, Erbaa yaprağıyla tanınmaktadır. “Niksar’ın fidanları” isimli türküyü bilmeyen var mı? Bunların yanı sıra daha birçok özelliği olan ilçeleri vardır.
 




KÜLTÜRÜ VE TARİHİ ESERLERİ

 

Üzerinde yaşayan medeniyetlerin hepsinden kalan izler hala görülmektedir. Bizans döneminden kalan eserler arasında en önemlisi Tokat Kalesi’dir. Ballıca Mağarası da görülmeye değer yerlerden biridir. Hiç unutamadığım yerleri Gümenek ve Bağlar isimli piknik alanlarıydı.



Tokat’ın Taş Han, Hıdırlık Köprüsü, Ali Paşa Hamamı, Ali Paşa Camii, Selçuklu döneminden Sümbül Baba Zaviyesi gibi yapıları tarihi zenginliklerinin bir bölümüdür. El emeği göz nuru, Tokat beşlisi ya da Tokat beşdallısı da denilen kalıplarla el basması yazmalar, her zaman dillerde olan Tokat çarşafı tekstil kültürüne bir örnektir.
Bir de özel ve önemli olan yemek kültürü var ki her yöre gibi bu da Tokat’a ait bir özelliktir. Beni Tokat’ta çalıştığım günlere götüren lezzetlerin başında Tokat Kebabı gelir. Bir başka özel yemek daha var: Bat… Yeşil mercimekle yapılan bu yemeği hiç unutamadım.

Tokat’ı bu kadar anlattıktan sonra Başkent’teki fuarından bahsetmemek olur mu? Gezip gördüklerimi sizinle de paylaşmak istiyorum.

“TOKAT BAŞKENT'TE”


İşte bu tanıtım panosuyla açılmıştı fuar.

Tanıtım amaçlı, her ili ağırlayan Ankara’da bu kez Tokat vardı. 12-13-14 nisan tarihlerinde Tokat ili ve ilçeleri, Atatürk Kültür Merkezi’nde, yöresel ürünlerini sergileyen bir fuar açtı.

Her ilin kendine has, özellikli ürünleri olduğu gibi Tokat’ın da gerçekten dikkate değer el ürünleri vardı. Girişte bir genç kızın giydiği halk giysisiyle dikkati çeken Tokat Halk Eğitim Merkezi’nin açtığı stantta sergilenenler hayranlık uyandırıyordu. Tüm stanttakiler bu halk eğitim merkezindeki kursiyerler tarafından öğretmenlerinin gözetiminde hazırlanmış.


Ben sadece hayran olmakla kalmadım. Bir de büyük heyecan ve gurur duyacağım bir şeyle karşılaştım. İlk görev yerim olan Tokat’ın fuarına girişte, bu ilk uğradığımız stantta, o yıllardan bir öğrencimi gördüm. Halk eğitim merkezi’nde öğretmenlik yapıyormuş. Ne kadar mutlu olduğumu ve gururlandığımı anlatamam.



Görünüşüyle dikkati çeken bir sergi vardı ki gıda söz konusu olunca temizliği dikkatimi çekti. Temiz ve arınık ortamlarda hazırlanan et ürünlerinin sergilendiği “Asalet Et Entegre Tesisleri” gerçekten insanda güven uyandırıyordu.


Etle ilgili bir başka stant vardı. Aşık Baba Bez Sucukları isimli sergiye gittiğimizde bu farklı sucuklardan göremedik. Demek ki çok ilginç ve tutulan bir çeşitti ki kalmamıştı.



Tokat Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin sergilediği bakırdan yapılmış ibrikler, sürahiler, yemek tabakları, tencereler, tepsiler, havan ve cezveler insanın gözünü alıyordu.




Her yörede, o yöre bezi üzerine yapılan çalışmalar gibi, Tokat fuarında da tahta baskı ve oyma ile yapılmış el baskısı desenler tokat bezi üzerine de çok yakışmıştı. Bir başka yerde de tokat yazmasının en güzel örnekleri sergileniyordu.

 






Çeşitli stantlarda sergilenen gıda ürünleri ve el becerileri halkın nasıl çalışkan olduğunu gösteriyor. Ayrıca dikkatimi çeken bir konu da şuydu; sergilenen bütün ürünlerin, araç ve gereçlerin bulunduğu masalarda tokat baskısı örtüler bulunmaktaydı.




Fuarı gezmek için gittiğimizde biraz geç olmuştu. Artık sergiler toplanıyordu. Aradığım ama bulamadığım, sorduğum kişilerden erken toplandığını öğrendiğim ayrıca, resmedemediğimiz bir stant daha vardı. Ondan bahsetmeden geçemeyeceğim. Dimes meyve suları ve Diren şarap fabrikası… İşte bu stantı kaçırdığıma çok üzüldüm. Onları Tokat’ta çalıştığım süre içinde tanımıştım. Övgüyle anlatılacak bir iş yeri ve ürün diyebilirim.


  


İlçelerin de dikkat çeken stantları vardı. Erbaa Kültür ve Dayanışma Derneği Ankara’daki çalışmalarının tanıtımını yaparken, Erbaa gıda ürünleri bölümü ve Kültür Evi’nin hazırlayıp sunduğu yöresel görüntülerle de ayrıca ilgi topluyordu.




Niksar, çeşitli besicilik ve tarım ürünlerini en güzel şekilde sunuyordu. Yine Niksar’ı temsil eden bir başka sergide farklı bir şekilde dilimlenmiş elma kuruları bulunuyordu. Aynı sergide astığı panoda yazılı olan “ekolojik bitki çayları” sözü çok ilgi topluyordu.

“Tokat Ankara’da” isimli bu fuarda yalnızca Tokat değil, başka yörelerden katılan il ve ilçeler de vardı. Bunlar da yörelerine ait ürünleri sergiliyorlardı. Akhisar, zeytin ve zeytinyağlarını, Kastamonu, pirinç, bal, pekmez, tarhana, bakliyat ve sarımsağını satıyordu. Özellikle Pirinççi Hacı’nın sunduğu ürünler çok ilgi görüyordu.




Toplanmakta olmasına rağmen bu kadar ilgiyle ve hayranlıkla gezdiğimiz yöresel el ürünlerinden sonra sıra yemekler bölümündeydi. Burada pişirilerek sunulan, hazırlanıp getirilen, kurutulmuş olarak satılan yiyecekler hem kokuları hem de görüntüleriyle insanı kendisine çekiyordu.

Sadece Tokat’a ait değil, başka yörelerin de yemekleri tanıtılıyordu. Örneğin, Akçaabat hamsi tavası pişerken ve diğer yüzü çevrilirken seyretmek bile çok güzel.



Tokat’ta çalıştığım dönemlerde en çok sevdiğim yemek Tokat kebabıydı. Kebabın malzemelerini unutmadım ama pişirme şeklini hiç görmemiştim. Bu fuarda da gözlerim onu aramıştı. Pişirildiği yeri görünce de çok mutlu oldum.


Gezimiz bitmişti ama Başkent’teki bu fuarların yenisini görme umuduyla ayrılırken fuarın dışarıdan görünüşünü de resmettik. Toplanan sergiler artık kamyonlara yerleştiriliyordu. Bu yüzden de araçlar Atatürk Kültür Merkezi binasına iyice yanaştırılmıştı.

HAZIRLAYAN: GEZGİN
(ARŞİVLERİMİZDEN - 2008)
15-07-2018

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
112 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
DERGİ ARŞİVİ
İSMET BORA BİNATLI
SİBEL UNUR ÖZDEMİR
ERGÜN VEREN
Saat