• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
BİRHARF.BİZ
Üyelik Girişi
YARIŞMALAR
İLESAM
GÜFTELER-BESTELER
SEVİNÇ ATAN
GEZGİN
VİDEOLAR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam23
Toplam Ziyaret31889
CANDAN İÇERU HASBİHAL / ARİF BÜK
 
 
 CANDAN İÇERU HASBİHAL
 
      “Ya ol gel, ya öl gel” nidasını duyamadan toprağın, sabahı akşama ekleyerek geçiyor ömür. Kendimi koyuyorum ayağımın altına, yine de yetişemiyorum kendime. Oysa, bazı şeylerden çokça var eğnimde; iki yanım, iki elim, iki kolum, iki gözüm, iki ayağım, iki kulağım… Keşke, gündelik telaşlarla harcadığım ikilerin birini olsun kendime ayırabilsem. Gel gör ki iki elim birden işte, iki elim çayda, çorbada. İki gözüm dalda, budakta, televizyonda, telefonda.
 
      Galiba çok olanlar yüzünden bir olanların haklarını unutuyorum, ihmal ediyorum. Mesela dilimin söz hakkı, şiir okuma hakkı, şarkı/türkü söyleme hakkı, sohbet hakkı, susma hakkı, kelam-ı kibarhakkı, dua hakkı, şükür hakkı… Ya birlerin bir/incisi kalbim; sevme hakkı, gönül olma hakkı, gönüllere dokunma hakkı, hüzün hakkı, zikir hakkı? Ah ah kalbim, seni vatan edemedim eğnime, sevgi senin bereketin olmalıydı, bereketsiz bırakmadım umarım seni. Öpülmüş muska gibi başımın üstünde olmalıydın, dalgaların d/izinde boy vermeliydin hasretin en derin yerine. Balkonları çiçeksiz evler gibisin çoğu zaman, hep aynı yerden kırılman bu yüzden olmalı.  Ya sen biricik yüzüm? Aynalara baktığım kadar bakamadım sana ki zaten bakacak “nur” yüzüm de yok sana. “Fevellivechekeşatralmescidil haram” deyip  bir tebessüm etsen dağılacak içimdeki sisler, ısınacak evren. Seni aşikar edemedim kendime. Kalbimle olan randevularına geç bıraktım hep. Ve ey burnum, en son ne zaman sızladı, direğin…
 
      Eğnimde iki olanlar da bağışlasın beni. Af diliyorum iki gözüm; sizi yağmurlara çıkarıp ıslatamadım, yıldızlara baktıramadım. Gördüğünüz güzelliklerden hakkınızı veremedim bir türlü, kuşların nereye uçtuğunu gösteremedim. Can kulaklarım, size dinlettiğim türkülerin, şarkıların hepsi dünya makamında.B ağışlayın beni ellerim, merhem edemedim parmak uçlarınızı, oysa sizi bekliyordu bazı yaralar.Bağışlayın beni kollarım, dosya taşımaktan dost taşımaya, can kucaklamaya zaman bırakmadım size. Bağışlayın beni iki omzum, dünya yükünden kurtaramadım sizi. Bağışlayın beni ayaklarım, yolları tenha bıraktım, “yoluma çık” diyenleri duyuramadım size. Ah iki yanım; sağ yanım, sol yanım, selam’ı yalnız bıraktım, kim bilir kaç vakit?
 
      Kendimi arıyorum, hep meşgul çalıyor!  Bulamıyorum, kendime ağlıyorum. Kırk kere ağlasam kırkı çıkar mı hüznün? Sağ omuz meleğim, sana ihtiyacım var, keşke hiç durmadan sana yazdırabilsem kendimi.
 
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
133 kez okundu

Yorumlar

Çok şeyi unutuyoruz ne yazık ki...     22/06/2018 09:15

Arif Bey güzel ve anlamlı yazınızı beğeniyle okudum. Unuttuğumuz şeyleri hatırladım. Tespitleriniz o kadar yerindeki. Bizler kendimizi günlük telaşa kaptırıp o kadar boş yaşıyoruz ki... Yüreğinize, elinize sağlık.
Misafir -

DERGİ ARŞİVİ
İSMET BORA BİNATLI
SİBEL UNUR ÖZDEMİR
ERGÜN VEREN
Saat