• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
BİRHARF.BİZ
Üyelik Girişi
YARIŞMALAR
İLESAM
GÜFTELER-BESTELER
SEVİNÇ ATAN
GEZGİN
VİDEOLAR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam16
Toplam Ziyaret36167
FITRATI ANLAMAK, FITRATA BOYANMAK / ARİF BÜK

     

  
FITRATI ANLAMAK, FITRATA BOYANMAK!

               Mutlu, başarılı olmanın habercisidir kendisi olmak, olabilmek. Yeter ki kendisine boyansın, yeter ki yeteneklerini bilsin, yeter ki alın terinin yağmurdan daha bereketli olduğunun bilincinde olsun insan.

               “Bende hiç kabiliyet yok” diyen, önce Halik’a, sonra da kendine haksızlık etmiş olur. “Güzel bir evim, güzel bir arabam, güzel bir bahçem, güzel bir işim, güzel bir eşim, güzel bir evlâdım, güzel bir hayatım olsun” diyen, sürekli “güzel”lik isteyen insanın kendine bahşedilen güzelliklerin de bilincinde olması gerekmez mi? Yüce yaradan insanı idrak etmesini istediği güçlerle donatmış, karşılığında “güzel” insan olmamızı istemiştir. Sözü, işi, davranışı, ibadeti “güzel”ce yapmak bir yana, asıl olan, “ahseni takvim” olan yaratılışımıza serpiştirilen estetik yanlarımızın farkında olarak ömür sürmek. Kur’anı Kerîm’in en uzun sûresi Bakara, bu emr-i ilahiyi anlamayan, bilmeyen, duymayan, idrak etmeyen, fıtratındaki becerileri keşfedemeyen, dışa vurmayan  “kör, sağır, dilsiz, duyarsız, duygusuz…” insanları uzun uzun anlatır.

           Evren veya dünya; boydan boya, baştanbaşa Allah’ın yarattığı incelikler atlası. Nereye bakarsanız bakın, nesneler; görüntü, renk, ses, şekil bakımından kendileri olarak tebarüz etmiş durumda. İnsan da ne durumda,  konumda, makamda, görevde olursa olsun,  “insan” renginde olmalı. Her insanın kendine nasip edilen mutlaka en az bir yeteneği vardır; sanattan, edebiyattan, şiirden,  müzikten, resimden, ilimden yana. Bunlardan birine dokunmak, birine yakın olmak nefes almayı anlamlı kılar. İşte bu yüzden, Allah’ın lütfettiği hiçbir yeteneği başıboş bırakmamalı, işlemeli, geliştirmeli, bir esere dönüştürmeliyiz. Elbette insanın illâ başkaları gibi yazar, şair, sanatçı, sanatkâr, müzisyen olması da gerekmez; güzel konuşması, latif davranması, dinlemesi, susması, yüzüne tebessüm katması da bir çeşit güzellik duruşudur.

       Bedenimiz, kalbimiz, ruhumuz bir sanat eseri olarak; Allah’ın mükemmel yurdudur. O yurdu “güzel” insan kaldığımızda savunabiliriz. Kendimiz olmadan “kimse” olamayız.  “kimse” olmak; içimizdeki “Leylâ” için Mecnun misali çöllere düşmeyi gerektirir.

ARİF BÜK
15-04-2018

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ŞÜKÜRLE İYİLEŞMEK

ELLERİ GÖNÜLDE UNUTMAK
BAHARI ANLAMA BAHTİYARLIĞI

DİĞER KÖŞE YAZARLARIMIZIN YAZILARINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
163 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
DERGİ ARŞİVİ
İSMET BORA BİNATLI
SİBEL UNUR ÖZDEMİR
ERGÜN VEREN
Saat