• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
BİRHARF.BİZ
Üyelik Girişi
YARIŞMALAR
İLESAM
GÜFTELER-BESTELER
SEVİNÇ ATAN
GEZGİN
VİDEOLAR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam47
Toplam Ziyaret31865
DEĞERLİ BESTEKAR AZİZ GÖKMEN İLE SÖYLEŞİ / SEVİNÇ ATAN



Değerli dostlar;

 

                        

      Bugün “AMASYA ALTIN ELMA 2007 BESTE YARIŞMASI” birincisi değerli Bestekâr Aziz Gökmen Bey'in konuğu olacak, size kendisini yakından tanıtmaya çalışacağım.

      —Merhabalar Sayın Gökmen. İzmir’in bu sıcak Ağustos gününde evinizin kapılarını bizlere açtığınız için gönül dolusu teşekkür ederek söze başlamak isterim. Sizin gibi değerli bestekârlarımızı Türk Sanat Musikisine gönül vermiş dostlarımızın, genç şairlerimizin ve ilgilenen okurlarımızın daha yakından tanıması için buraya gelmiş bulunuyorum.

      —Siz de hoş geldiniz efendim. Bizi ziyaret etmenizden büyük memnunluk duydum.
      —Aziz Bey, öncelikle “AMASYA ALTIN ELMA 2007 BESTE YARIŞMASI”nda aldığınız o güzel birincilik ödülü için ve kendi adıma gönül dolusu tebrik etmek isterim. Bu konuya tekrar dönecek ve o güzel eseriniz hakkında daha geniş bilgi almak isteyeceğim.

                        

      —Çok teşekkür ederim. Ben de memnuniyetle sizi aydınlatmaya çalışacağım.

      —Bize biraz kendinizden söz eder misiniz?

      —Efendim, 1959 Yılında Elazığ’da doğdum.1976 Yılında Elazığ Musiki Cemiyetine kaydoldum. Müzik çalışmalarım orada devam etti. İlk Orta ve Yüksek tahsilimi Elazığ’da tamamladıktan sonra 1985 yılında İzmir Devlet Korosunun açmış olduğu sınavı kazandım ve o günden bu yana İzmir Devlet Korosu Sanatçısı olarak görevimi sürdürmekteyim.

      —Şimdi ben şöyle bir soru yönetmek istiyorum. Musikiye olan eğiliminiz aileden gelen bir yatkınlık mı, yoksa daha sonradan oluşan bir ilgi midir?

      —Aileden gelen bir yatkınlık diyemem. Ancak benim içimdeki eğilim nedeniyle 1976 yılında nazariyat ve nota dersleri aldım. Elazığ Musiki Cemiyetine kaydolmam oradaki değerli hocalardan ders almamla başladı. Örneğin Celil Mataracı Hocamdan nazariyat ve nota dersleri aldım. Kısa bir süre keman dersi de aldıktan sonra Tanbur Kürsüsünde Cevher Topo’dan tanbur dersleri alarak devam ettim.
Üç yıl sonra tanbur kürsüsüne öğretmen olarak getirildim.

      Öğrencilerimden Vasfi Akyol vardır. Ahmet Özhan’ın korosunda. Tanburdan yetişmedir kendisi. Devlet Konservatuarını da bitirdi aynı zamanda. Yani böyle öğrenciler de yetiştirdim.
 
      — Türk Sanat Musikisi dışında musikinin başka dallarına da eğiliminiz var mı?

      —Evet, Türk Halk müziğine karşı da ciddi bir eğilimim var.
Doğuda Türk Halk Müziği daha yaygındır. Bu yüzden halk müziğine eğilimimiz vardır. Ancak 1985 yılında sınavı kazanınca İzmir Devlet Korosunda Türk Sanat Musikisinde devam ettim. Yoksa Ankara Devlet Korosu’nda Türk Halk Müziği sınavına girmeyi planlıyordum.

      —Ne kadar güzel. Bu durumda siz şimdi hem Türk Müziği hem de Halk Müziği tarzında eserler veriyorsunuz demektir. Bunların dışında başka çaldığınız enstrümanlar var mı?

      —Yaylı tanbur ve biraz da bağlama çalıyorum

      —Aman efendim daha ne olsun? Ne kadar güzel.

                     


      —Aziz Bey, şimdi yarışmalar konusuna dönmek istiyorum.

Ben bu ciddi yarışmaların sanatkârlara çok şeyler kattığına inanıyor daha iyiyi, daha güzeli aramaya yönlendirdiğini düşünüyor ve sizlerin de aynı görüşte olduğunuzu sanıyorum. Biz sizin “2007 Amasya Altın Elma Beste Yarışmasında” birincilik ödülü almanızdan büyük mutluluk duyduk. Burada bir kez daha kutluyor ve nice nice ödüllere diyorum.

      Bize bu yarışmaya katılış öykünüzü anlatabilir misiniz?

      —Tabii ki. Önce şunu belirtmek isterim. Ben profesyonel olarak beste yapmaya 1998 yılında değerli şair ve bestekâr dostumuz Engin Çır’ın yönlendirmesiyle başladım. İlk eserim Engin Çır’ın sözlerinden yaptığım:

“Ayrılırken gözünde bir kaç damla yaş gördüm,
Dokunsam seller gibi taşacaksın bilirim.
Yorgun duran yüzünde bir çift çatık kaş gördüm,
Kollarımı açarsam koşacaksın bilirim.”

      adlı muhayyer-kürdî bestedir. Bu şarkının hemen TRT denetiminden geçerek repertuara kabul edilmesi bana büyük gayret vermiştir. Bu besteyi şu anda piyasada CD. lerine okumak isteyen bazı arkadaşlarımız da var. Görüşmelerimiz devam ediyor.

      —Evet, ben de o güzel şarkıyı gayet iyi biliyor ve seviyorum. İnşallah şansı açık olur. Gelecekte gönüllerde hak ettiği yeri alacağından hiç kuşkum yok.—İşte benim bestekârlığım bu şekilde başladı diyebilirim.

 


      Amasya’da “ALTIN ELMA” kazanan şarkıya gelince, son günlerde peş peşe yaşadığımız acılar, genç yaşta toprağa verdiğimiz Mehmetçik’lerimiz, ard arda gelen şehit haberleri dolayısıyla ciğerlerimiz yanarken değerli şair ve bestekârlarımızdan Sn. Kaya Bekat’tan bu konuyu anlatan bir şiir istedim. O da bana duygularımıza tercüman olan bu şiiri yazıp verdi. Bir ay kadar bir süre üzerinde çalışıp besteledim. Bu çalışmamı bilen değerli dostum rahmetli Bestekâr Mithat Akgökçe bu besteyle Amasya yarışmasına katılmam konusunda çok ısrarcı oldu. Hatta bestenin bir yerini işaret ederek
“bak burası sanki bir ‘heyyy’ istiyor” diye bir de fikir verdi. Ben de “O halde hemen ekleyeyim,” dedim ve ekledim.

      —Evet, bu belki çok küçük bir ayrıntıdır fakat eserde çok önemli bir rol oynamış olabilir, değil mi?

      —Tabii ki, Allah rahmet eylesin ve onun ısrarı ile eseri Amasya’ya yarışmaya gönderdim.

      —Pek çok ortak esere imza attığımız, birlikte pek çok ödüller aldığımız o yetenekli değerli bestekârımı ben de burada bir kez daha rahmetle anıyor ve aziz anısını saygıyla yâd ediyorum.
O bestenin sözlerini alabilir miyim? 

-“Nice dağın pınarında Mehmet’ine gönül ekler
Yosun taşlı kırlarında gelin Ayşe’n seni bekler
Davul geldi, geldi zurna, düğün vakti aman durma
Yolun gözler hep gururla, gelin Ayşe’n seni bekler.

      —Evet sözler çok anlamlı ve çok duygusal, bestenin de çok güzel olduğu muhakkak ki hak ettiği ödülü almış bulunuyor. Hem güftekarın hem de bestekarın yüreğine sağlık diyorum. Daha nice ödüllere inşallah.

      —Teşekkür ederim. Az önce değindiğiniz gibi bu yarışmalar sanatkârın üzerinde çok olumlu bir motivasyon sağlıyor.

Elbette bundan sonra daima daha iyiyi ortaya koymak için çalışmamız gerektiğini biliyor ve ona göre sarılıyoruz eserlere. Bu açıdan bu yarışmaların önemini bir kez daha tekrarlamak istiyorum.

      —Bir de şiirle ilginiz var mı? diye soracaktım.

      —Yoo hayır öyle bir merakım yok.

      —O halde siz bestelerinizi gönül rahatlığı içinde yapın, bizler de güfteleri hazırlayalım, diyeceğim. Sayın Gökmen daha nice yarışmalara, nice birinciliklere, nice ödüllere diyor, gönül dolusu teşekkür ediyorum.

      —Ben de size teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

http://www.birharf.net

RÖPORTAJ: SEVİNÇ ATAN
HAZIRLAYAN: NUR ERSEN,

 15-04-2018 (ARŞİVLERDEN)

YAZARIN DİĞER YAZILARI

GÜLÜ SUSUZ SENİ AŞKSIZ BIRAKMAM
BİR BİLMECEM VAR ÇOCUKLAR / OKTAY TEM
HER MEVSİM İÇİMDEN GELİR GEÇERSİN

BESTEKȂR DR. ÜMİT MUTLU İLE SÖYLEŞİ
YAĞDIR MEVLAM SU-MAHMUT OĞUL
LȂLE ŞAİRİ ABDULLAH SATOĞLU

ÜSTAT CEMAL SAFİ İLE SÖYLEŞİ
YALÇIN BENLİCAN İLE SÖYLEŞİ
RIZA AKDEMİR’LE SÖYLEŞİ
ŞİİR, BESTE GÜFTE YARIŞMALARI

DİĞER KÖŞE YAZARLARIMIZIN YAZILARINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
89 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
DERGİ ARŞİVİ
İSMET BORA BİNATLI
SİBEL UNUR ÖZDEMİR
ERGÜN VEREN
Saat