• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
BİRHARF.BİZ
Üyelik Girişi
YARIŞMALAR
İLESAM
GÜFTELER-BESTELER
SEVİNÇ ATAN
GEZGİN
VİDEOLAR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam22
Toplam Ziyaret31888
BAKIŞ AÇISININ DEĞİŞİKLİĞİ ÜZERİNE / SİBEL UNUR ÖZDEMİR


BAKIŞ AÇISININ DEĞİŞİKLİĞİ ÜZERİNE…
 
 
      Kaç milyar kişi yaşıyorsa yeryüzünde elbette o kadar farklı duygu ve düşünce olacaktır. Hiçbiri bir diğerine benzemeyecektir. Bir olay hakkında çeşitli nedenlerden ötürü taraflı, ön yargılı değil de objektif bakabilmektir önemli olan.
 
      Kişinin yetiştiği çevre, yaşadığı mekân, ne kadar kitap okuduğu, tahsili, mesleği, hayattaki duruşu, tecrübeleri, yetenekleri, cinsiyeti vb. unsurlar bakış açısının gelişmesinde ya da gerilemesinde rol oynar.
 
      Bir olaya, bir davranışa, bir söze karşı bin bir farklı bakış açısı vardır. Bu da insanın düşünebilen bir varlık olmasından kaynaklıdır. Bu bakış açısı kişinin kendisini geliştirmesine bağlı olarak şekillenecektir. Birinin “ak” dediğine bir değeri  “kara” diyebilecektir. Güzellik gibi bakış açısı da görecelidir. Lakin aklın yolu birdir. Asıl olan önyargılardan kurtulmak, at gözlüklerini çıkararak daha geniş bir perspektiften bakmaktır yaşama.
 
      İnsanız. Kendimizi her gün, her an farklı farklı olayların içinde bulmamız olası. Hoşlandığımız olaylar da olabilir bunlar hoşlanmadığımızda. Sevdiğimiz olaylar olabilir sevmediğimiz de. Yeri gelir eleştiririz, yeri gelir eleştiriliriz. An olur sabırlı, hoş görülü yaklaşırız konuya an olur sabrımız dolar taşar, hiddetlenir, sinirleniriz. İşte bu noktada bizimo olaya hangi gözle, hangi duruş açısından baktığımız, nasıl algıladığımız ve ne gördüğümüzdür aslolan.
 
      Bir kişinin, başka bir kişi veya mekan hakkında geçmişte yaşadığı tek bir olayı baz alarak önyargılı davranması, olumsuz fikir beyan etmesi ne kadar doğrudur? Aklına takılan konular hakkında ilgili kişi ile hiçbir paylaşımda bulunmadan ya da o kurum/kuruluşa yıllarca ayak basmadan, iş ve işleyişini bilmeden ahkâm kesmek, ön yargılı davranmak ve bunlar doğruymuş gibi kendinden emin bir şekilde karşısındaki kişiyi inandırmaya çalışmak yerinde bir karar mıdır? Bu bir nevi de iftira olmaz mı? Muhatap kişi hakkında atılıp tutulması ona söz hakkı doğurmaz mı? Ve bu nasıl bir vicdan, nasıl bir kara düzendir.Üstelik de bunu yapan aydın tabir ettiğimiz kategoride birisi ise.
 
      Yazan çizen insanlar açısından konuya yaklaştığımızda aynı konunun değişik bakış açıları ile işlenmesi kültürel mozaiğin genişliğini anlatır bizlere. Örneğin aşk konusu bugüne kadar pek çok yazar/şair tarafından işlenmiş ve hiç şüphesiz ki işlenmeye devam edecektir. Burada asıl olan o yazara/şaire göre o konunun nasıl işlendiğidir. Bu bakış açısındaki zenginliktir.
 
 
      Hayatı, bakış açımıza göre anlamlandırmaz mıyız? “Solumdan kalktım bugün”deriz ya kimi zaman. Negatif bir ruh hali içindeysek olayların gelişiminden olumsuz bir şekilde etkileniriz. Pozitif bir ruh halindeysek olup bitene olumlu açıdan bakarız. Oysa ortada tek bir “gerçek” vardır ki ancak o gerçeğe “değişik bakış açıları” mevcuttur.
 
      Geçen gün Facebook’ta paylaşılan bir hikâye okumuştum. Çok hoşuma gitmişti ve konumuza uyduğunu düşündüğüm için sizlerle buradan da paylaşmak ve sözlerime bu öykü ile sonlandırmak istedim:
 
      Zengin bir baba küçük oğlunu ücra bir köye götürerek, insanların ne kadar fakir olduklarını göstermek ister. Köyde fakir bir ailenin yanında bir gün bir gece geçirirler. Şehre, kendi konforlu evlerine geri döndüklerinde, baba;
 
“Gezi nasıldı?”diye sorar.
“Çok iyiydi baba”der çocuk.
“Gördün mü insanların halini?”
“Evet.”der.
“Neler öğrendin peki?”
 
      “Onların sahip olduklarıyla bizimkileri karşılaştırdım baba. Bizim evimizde bir köpek var, onlarda dört tane. Bizim bahçenin ortasına doğru uzanan bir havuzumuz var,onlarınsa uzun dereleri.Bizim bahçemizde ithal lambalarımız var,onların ise sayısız yıldızları.Bizim çimenlerimiz bahçe duvarına kadar uzanıyor,onlarınki ise ufka kadar.
 
      Çocuk konuşmasını bitirdiğinde babası bir şey söyleyemez. Çocuk devam eder:
 
      “Ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için teşekkür ederim babacığım.”
 
 
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
198 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
DERGİ ARŞİVİ
İSMET BORA BİNATLI
SİBEL UNUR ÖZDEMİR
ERGÜN VEREN
Saat