• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
BİRHARF.BİZ
Üyelik Girişi
YARIŞMALAR
İLESAM
GÜFTELER-BESTELER
SEVİNÇ ATAN
GEZGİN
VİDEOLAR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam24
Toplam Ziyaret31890
BİR BİLMECEM VAR ÇOCUKLAR / OKTAY TEM


  
BİR BİLMECEM VAR ÇOCUKLAR / OKTAY TEM
(Arşivlerden)
 

-Merhabalar efendim. Ben de bu güzel köşeye konuk olmaktan dolayı duyduğum mutluluğu dile getirirken, size teşekkür etmek isterim. Sanata ve sanatçıya verilen değerin güzel bir örneği olan söyleşilerinizi her zaman ilgiyle izliyor ve takdirle karşılıyorum.

-Teşekkür ederim. Bizlere düşen görevin sanatın bir ucundan da olsa tutmak, değerli sanatçılarımızı genç kuşaklara tanıtmak, onların başarılarını ve eserlerini sık sık gündeme getirmektir, diye düşündüğümden bugün buradayım. Söyleşimize kısa bir yaşam öykünüzle başlayabilir miyiz?

- Tabi ki. 1942 Yılında Ankara’da doğdum. İlköğrenimimi Ankara’da tamamladım. Ankara Atatürk Lisesini ve Ankara üniversitesi Hukuk Fakültesini (1978) yılında bitirdim. 1995 Yılından bu yana Marmaris’te yaşıyorum. Evliyim.
 


Ekim 2008'den sonra bir dönem Akyaka TSM korosunu yönettim. Şarkı sözlerimin yanı sıra şiir çalışmalarım da var. 70’ten fazla şiirim, antoloji ve diğer sitelerde yayınlanıyor. İlk şiir kitabımın yayın hazırlıkları içindeyim.

-Ne kadar güzel. Biz de kitabınızı merakla bekliyor ve kolaylıklar diliyoruz. Sayın Tem, sizde de müziğe olan eğilim bir çok sanatçımızda olduğu gibi aileden mi geliyor, müziğe olan ilginiz ne zaman başladı?

-Hayatımın her döneminde müzik benimle beraber olmuştur, diyebilirim. Çocukluğumda genelde bizim evde ailece fasıl yapılırdı. Matbaacılık yapan babam çok iyi ut çalardı. O güzel toplantılarda Yümni Amca keman, İhsan Amca kanun çalardı. Annemin de sesi güzeldir. Hanımlar şarkılara eşlik ederlerdi. Hatırlıyorum bugün klasik sayılan birçok eser ben daha beş yaşlarında iken ezberime girmeye başlamıştı.

Müzikle ciddi olarak ilgilenmem ilkokulda olduğum yıllarda, mandolinle başlayıp, ortaokul ve lise çağlarımda akordeon ve piyano ile devam etti. Ankara Atatürk Lisesi’nde müzik hocam olan değerli kompozitör Kemal İlerici’den Türk Müziğinde Dil Örgüsü, Usuller, Makamlar ve Bestecilik Tekniği hakkında uzun yıllar dersler aldım.
                       
1965 yılı Ankara Gençlik Parkı GÖL GAZİNOSU Sanatçılar Zeki MÜREN, Neşe CAN. Saz sanatçıları: Keman Fikret KARAHAN, ut Ayhan ÖZIŞIK, kanun Orhan AKDENİZ, klarnet İsmail OYTUN, piyano Menşure TUNAY, akordeon Oktay TEM


1965 Yılında beste çalışmalarım sırasında Ankara Göl Gazinosunda başta Zeki Müren olmak üzere Neş’e Can, Nesrin Sipahi, Hamiyet Yüceses, Güneri Tecer ve Sevim Tuna gibi pek çok ünlü sanatçıya akordeon ve piyano ile eşlik ettim. Bu çalışmalar sırasında aynı sahneyi paylaştığım değerli saz üstatlarından da büyük ölçüde yararlandığımı söyleyebilirim.

1966 Temmuzunda dönemin ünlü assolistlerinden Sevim Tuna’ya eşlik ederken, onun teşvikiyle mikrofonu elime aldım ve solist altı olarak sahnelerde yer almaya başladım.

1972 Yılına geldiğimizde farklı enstrümanlara duyduğum ilgi sayesinde bir gece içinde, başta piyano olmak üzere yaylı tambur, ut, kanun, bağlama, trompet, fülüt ve armonika çalarak söylediğim şarkılarla taverna ve müzikli restoranların vazgeçilmez sanatçısı olarak piyanist şantör modasını da başlatmış oluyordum.
 


Yıllarca Ankara, İstanbul, İzmir ve Pamukkale’de sahne çalışmalarım devam etti. Birçok ünlü mekanda sevenlerimle buluşma mutluluğunu yaşadım…

-Hepimizin çok iyi hatırladığı, piyanist şantörlerin sahnelerde fırtına gibi estiği yıllarda, Oktay TEM adı dillerden düşmüyordu. Bunca yoğunluk arasında beste çalışmalarınıza da devam ediyordunuz sanırım.
 


-Evet. Bu dönemde hem müzik, hem sahne çalışmalarım devam ederken Yd. Sb. Öğretmenlik için 1. sınıfında yarım bıraktığım Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni (1974-1978) hiç sene kaybetmeden bitirdim. Yine aynı dönemde söz ve müziği kendime ait olan şarkılardan 3 single ve bir de longplay yaptım. Ayrıca Günaydın ve Yeni Asır Gazetelerinde yayınlanan 3 fotoromanda oynadım.

-Ne kadar dolu ve ne güzel yaşanan yıllar… Kaç besteniz var, diye sorsam?

-Şu ana kadar 60’dan fazla beste yaptım. Bunlardan 16 tanesi TRT Repertuarında yer alıyor. İçlerinden otuz beş tanesinin sözleri bana ait.

-Daha nice güzel eserlere imza atmanızı dilerken, ödüllü bestelerinize de şöyle bir değinebilir miyiz?
 


-2009 Yılında Samsun Valiliğince düzenlenen "19 Mayıs Beste Yarışması" nda sözü ve müziği bana ait olan “Bakınca Kalbini Yakan O Gözler” adlı Mahur eserim ile 2 mansiyon, 2010 yılında yapılan Yunus Emre Şiirleri Beste yarışmasında finalist olarak plaket aldım.
 


-Şiirle, müzikle başarılarla dolu geçen bütün güzel yıllarınızın için gönül dolusu kutluyoruz sizi. Bütün bunlar gerçekten çok önemli çalışmalar. Ancak sizin bugüne kadar yapılmış en başarılı reklam müziği olarak klasikleşen, ölümsüz eserinizden de biraz söz etmek isterim. “Bir Bilmecem Var Çocuklar”... Bu harika şarkı nasıl doğdu?

-Anlatayım. 1972 Yılında TRT Televizyonu henüz tek kanalken ben her Cumartesi akşamı çocuklar için “Gelin Yarışalım” adlı bir program yapıyordum. Piyano başında açılış şarkısı için bir beste yapmıştım. Çocuklarla beraber okuyorduk.

“Gelin yarışalım, gelin yarışalım.
Birbirimize sorular soralım.
Üzülmeyiz asla bilemesek de,
Haydi düşünme, haydi koş, gel sende.”


Bizim bu şarkımız Eskişehir’de bir sokakta, mahallenin çocukları tarafından hep bir ağızdan söylenirken, oradan geçmekte olan ETİ’nin yöneticileri “Bu şarkıyı bütün çocuklar ezberlemiş de söylüyorlarsa adama helal olsun, hemen arayıp bulalım” demişler.

Bu konu ile ilgili TRT’ye bir mektup göndererek benimle iletişim kurdular ve görüştük. Kendilerinden bir aylık süre aldım. Bir gün direksiyon başından iken aniden aklıma takıldı. Arabamı sağa çektim ve şoför kapısının iç cebinde bulunan gazetenin kenarına hemen beş çizgi attım. Hala nereden ve nasıl olduğunu bilemediğim soru cevap şeklindeki o şarkı akıverdi.
Eti reklamındaki koro çocuk sesleri: Ortada Oktay TEM’in oğlu Tolga TEM, diğer iki çocuk da kuzenleri Zeynep ve Ahmet.

Hemen mırıldandığım sözleri o gazeteye yazdım. Sonra seslendirdik. Üç örnek arasından bunu beğendiler. O kadar sevildi ve tutuldu ki…Türkî Cumhuriyetlerinde ve bilhassa Azerbaycan TV'de şöyle tanındı:
Bir sormacam var balalar,
Haydi gaptır gaptır.
Çaya gamaltıya gatar.
Acaba nediki nediki?
Miskimit denince yâda,
Tamam şimdi gaptık,
Heman onun adı düşer
Eti Eti Eti.

-Gerçekten harika, asla unutulmayacak bir reklam başyapıtı bu. Bir kez daha kutluyor, bana ayırdığınız bu güzel zaman için çok teşekkür ediyorum. Başarlarınızın devamı dileklerimle.
-Ben de size aynı dileklerle teşekkür ediyorum…Yeni Başarlara, yeni güzelliklere…
 


Oktay TEM'in 1980 Yılında Yeni Asır Gazetesinde yayınlanan fotoromanından bir bölüm.


Söz: Oktay TEM, Beste: Oktay TEM, Okuyan: Oktay TEM
 
http://www.birharf.biz

RÖPORTAJ: SEVİNÇ ATAN
HAZIRLAYAN: NUR ERSEN
 
Röportaj ve fotoğraflarımız site yönetiminden izinsiz kullanılamaz

11-02-2018


GÜLÜ SUSUZ SENİ AŞKSIZ BIRAKMAM
HER MEVSİM İÇİMDEN GELİR GEÇERSİN
BESTEKȂR DR. ÜMİT MUTLU İLE SÖYLEŞİ
YAĞDIR MEVLAM SU-MAHMUT OĞUL
ÜSTAT CEMAL SAFİ İLE SÖYLEŞİ
YALÇIN BENLİCAN İLE SÖYLEŞİ
RIZA AKDEMİR’LE SÖYLEŞİ
ŞİİR, BESTE GÜFTE YARIŞMALARI
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
228 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
DERGİ ARŞİVİ
İSMET BORA BİNATLI
SİBEL UNUR ÖZDEMİR
ERGÜN VEREN
Saat