• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
BİRHARF.BİZ
Üyelik Girişi
GÜFTELER-BESTELER
GEZGİN
İLESAM
VİDEOLAR
BALA KİTAP TOPLULUĞU
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam28
Toplam Ziyaret24396
ÇOCUK EDEBİYATI
HER MEVSİM İÇİMDEN GELİR GEÇERSİN / SEVİNÇ ATAN



HER MEVSİM İÇİMDEN GELİR GEÇERSİN



 
      Birçok eserde olduğu gibi bu eserin öyküsünde de iki kahraman var. Bu kahramanlar yıllar öncesinin gencecik iki üniversite öğrencisi. Üstelik şimdi ikisi de ünlü. 

      Birisi, şarkıda “Vefasız Yolcu” olarak sözü edilen, günümüzün çok sevilen isimlerinden ilk bayan TV haber spikerimiz, Sn. Jülide GÜLİZAR Hanımefendi. Diğeri ise Ankara’nın ünlü şairlerinden
Sn. Hüseyin ( Çolak ) YURDABAK Hocamız.

      Elli yedi yıldır gün ışığına çıkarılamamış bu güzel öyküyü, şimdi değerli şairin kendisinden dinleyeceğiz.

-Hocam, bazı eserler vardır ki adları yüreklere kaydedilmiştir. Aradan geçen yıllar onları unutturamaz; ölümsüzler arasına taşır sadece. Böyle bir güzelliğe imza atmış olduğunuz için sizi gönülden kutluyor, bu şarkının ne zaman, nerede ve nasıl doğduğunu bizlere anlatmanızı rica ediyorum.


      -Efendim, bu şiir 1949 yılında bende iz bırakmış bir olayın hatırasına yazılmıştır.

      O tarihlerde, Zonguldak’ta yayınlanmakta olan "Doğu Dergisi" ve Zonguldak Valiliği beraberce bir Sanat-Edebiyat toplantısı düzenlemiş, Ankara’lı şairlerden seçtikleri yirmi kadar genci konuk olarak etkinliklerine davet etmişlerdi.

      Bizler bir tren vagonunda Zonguldak’a doğru yola çıktığımızda, aramızda o yıllarda soyadı GÖKSAN olan ve "BAHÇE" adlı dergiyi beraber çıkardığımız arkadaşım Jülide Hanım da bulunuyordu. Jülide Hanımın soyadı daha sonra GÜLİZAR olmuştur.

      Tabi o zamanlar çok gençtik. Jülide Hanım Ank. Hukuk Fakültesi birinci sınıf öğrencisi idi.

      Yolculuk boyunca şiire ve edebiyata olan düşkünlüğümüzden olsa gerek, Jülide Hanım’la vagona pek uğramamış, koridor penceresine dayanarak ayakta saatlerce sohbete dalarak sabahı ettiğimizi hatırlıyorum.

      Bu durum etkinlik dönüşünde de aşağı yukarı aynı şekilde tekrarlandı diyebilirim. Yine vagona pek uğramadan, koridorda, pencere kenarında muhabbet ederek seyahatimizi tamamladık. O uzun yol boyunca ne konuştuk, ne okuduk, nasıl sabah oldu bilemiyorum. Bildiğim tek şey bu yolculuktan son derece etkilendiğim idi.

      Ankara’ya döner dönmez o güzel seyahatin bende uyandırdığı duygularla “Zonguldak Yollarında” adlı bir şiir yazıp hemen NİLÜFER dergisinde yayınladım. Şu anda tamamını hatırlayamadığım beş kıtalık bir şiirdi bu.

Geze geze yoruldum 
Şu dağlar aralandı
İsim isim soruldum
Önümde sıralandı

Ben kurşunsuz vuruldum 
Hüseyin yaralandı 
Zonguldak yollarında 
Zonguldak yollarında

      -Çok da güzel bir şiir olmuş hocam.

      -Evet, hayli duygusal bir şiirdi. O anki hislerimi dile getiren bu dizeleri yayınladığımda, şiiri okuyan arkadaşlarımız hemen beni sıkıştırmaya, “Anlayalım Zonguldak yollarında neler oldu, nasıl yaralandın?“ gibi imalı sözler söylemeye, aralarında fısıldaşmaya başladılar. Aynı sorular Jülide Hanım’a da sorulmuş olacak ki bir gün, Hukuk Fakültesinin kantininde beni bulup:

“      Hüseyin, Nilüfer dergisinde çıkan şiirini okudum, güzel bir şiir, ama sen bunu kime yazdın?” diye sordu.

      O yıllardaki yetiştirilme tarzımızın etkisiyle midir, alacağım tepkiden çekindiğimden midir bilinmez, “Sana yazmadım,” diye cevap verdim.

      Bu cevaptan pek ikna olmamış olacak ki, hiç unutmuyorum, “Bu konuda seninle görüşeceğim, Dil Tarih Coğrafya Fakültesinde dekanın odasının yanındaki kantinde bekliyorum" dedi.

      Dersten sonra, belirttiği yerde buluştuğumuzda, aynı soruyu tekrarlayıp,
      “Hüseyin, güzel bir şiir ama bir kez daha soruyorum bu şiiri kime yazdın, doğruyu söyle?” diye üsteledi. Bu arada bana bir hayli ters baktığını da fark ediyordum. Gerçeği söylediğimde kıyamet kopabileceği korkusuyla, bir defa daha, “Sana yazmadım,” diye cevap verdim. Konu böylece kapanmış oldu ve evlerimize döndük. Hemen o gece, bu şarkıya güfte olacak o sitemkâr şiiri kaleme aldım.

Seni seviyorum diyemem sana,
Anahtarı kayıp bir kilit ağzım.
İşte ömrüm böyle erecek sona,
Bir haber götürsün postacı Kazım,
Anahtarı kayıp bir kilit ağzım.

“Her mevsim içimden gelip geçersin,
Sen vefasız yolcu, kalbim viran edersin.
Merhaba demeden elveda dersin,
Sen vefasız yolcu kalbim viran edersin.”

Gözlerini dikmiş aynı noktaya,
Duvarda resmim de seni düşünür.
Senin arzuların oldu bitti ya,
Neş’eden atını saadete sür.
Duvarda resmim de seni düşünür…

      Şiirim, ilk sayısı 1950 yılında çıkan "BAHÇE" Dergisinin üçüncü sayısında, ağzı kilitli bir karikatürümle birlikte yayınlandı. Daha sonra değerli bestekâr SEMAHAT ÖZDENSES tarafından Uşşak Makamında bestelenerek çok sevilen ve dillerden düşmeyen bir şarkı oldu ve ölümsüzleşti. Birçok yorumcu tarafından plaklara okundu, CD lerde yer aldı. O günden bu yana radyo ve televizyonlarda sık sık okunmaktadır


      Üzerinden elli yedi yıl gibi çok uzun bir süre geçmesine rağmen bu şarkının sözlerinin kendisine yazıldığını Jülide Hanım’a asla söyleyemedim. Sanırım hala bilmiyor.


      -Hayır hocam, dün itibariyle benim tarafımdan gerçekleştirilen bir telefon görüşmesinde, Jülide GÜLİZAR Hanımefendi öyküyü öğrenmiş oldular ve böyle ölümsüz bir esere ilham vermiş olmaktan da mutluluk duyduklarını belirttiler.

      Jülide Hanım bana o yıllarda genç kızların karşı cinse olan duygularını kolay kolay dile getiremedikleri gibi karşı tarafın da kendilerine açılmasına kolayca izin veremediklerini, bu nedenle daha önce öğrenememiş olduklarını söylediler.

      Çok güzel bir sohbetimiz oldu.

      Sanırım çok yakın bir zamanda sevgili Jülide GÜLİZAR hocamızla da böyle bir söyleşim olacak.
      Bana ayırdığınız değerli zamanınız ve bizlerle paylaştığınız bu harika öykü için gönül dolusu teşekkür ediyor diğer ünlü şarkılarınızın öykülerinde buluşmak üzere izninizi rica ediyorum.

      -Sevinç Hanım beni gençlik yıllarıma götürdüğünüz ve bu güzel söyleşi için ben de size teşekkür ediyorum.

Nice şiirlere diyerek…

http://www.birharf.net

RÖPORTAJ: SEVİNÇ ATAN
FOTOĞRAFLAR: NUR ERSEN

HAZIRLAYAN: NUR ERSEN

Röportaj ve fotoğraflarımız site yönetiminden izinsiz kullanılamaz.

BİR BİLMECEM VAR ÇOCUKLAR / OKTAY TEM
HER MEVSİM İÇİMDEN GELİR GEÇERSİN

BESTEKȂR DR. ÜMİT MUTLU İLE SÖYLEŞİ

YAĞDIR MEVLAM SU-MAHMUT OĞUL

ÜSTAT CEMAL SAFİ İLE SÖYLEŞİ
YALÇIN BENLİCAN İLE SÖYLEŞİ
RIZA AKDEMİR’LE SÖYLEŞİ

ŞİİR, BESTE GÜFTE YARIŞMALARI


 

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      175 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
DERGİ ARŞİVİ
İSMET BORA BİNATLI
SONGÜL DÜNDAR
Saat
Anket
SİTEMİZİ NASIL BULUYORSUNUZ