• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
BİRHARF.BİZ
Üyelik Girişi
GÜFTELER-BESTELER
GEZGİN
İLESAM
VİDEOLAR
BALA KİTAP TOPLULUĞU
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam28
Toplam Ziyaret24396
ÇOCUK EDEBİYATI
KENT’İN DÖVMESİ / ERGUN VEREN
                                 
                                          KENT’İN DÖVMESİ


      Çocuklar bulundukları yerin ilgi odağı, neşesi, “altıntopu” dur. Hele o yerde sayıları az ise bu etkileri daha da yüksek olur.

      Eşimle birlikte kısa süreliğine bir tatil tesisindeydik. Sezon öncesi olduğu için emekliler çoğunluktaydık ve iki üç de çocuk vardı; “torun kontenjanından”…

      Bunlardan biri de Kent Şahinoğlu… Kent henüz üç yaşında, beyaz tenli, kısa saçlı, neşeli, sakin, kısık sesle konuşan, sevimli ama meraklı ve birey olduğunu hissettiren bir çocuk. 

      Kent’in babası Şahin Bey gözlerinin içi gülen, kibar, sakin, neşeli ve çocuğu ile iç içe ve onunla ortamın tadını çıkarabilen bir genç.

      Bu haliyle Kent; yemek salonunda, sahilde, gölgede, dondurmacının başında hep başı okşanan, adı sorulan, öpülen bir “altıntop”.
      
      Kent’i ve babasını bir akşamüzeri tesisin içinde yemek salonuna doğru yürürken gördük. Kent yürürken sağ kolunu hareketsizce göğsü hizasında yere paralel tutuyor, babası da yanında ve tebessümle her karşılaştığına bir şeyler anlatıyordu. Bize doğru yaklaştıklarında merakla sordum: “Ne oldu Kent?”. Kent sessizce kolunu gösterirken babası söze girdi: “Kolumuza dövme yaptırdık. Balina resmi. Ancak fark etmeyenler oluyormuş, onun için herkese açıklama yapıyoruz.” Babası konuşurken, gözleri pırıl pırıldı. Gözlerindeki ışığın kaynağında ise oğluyla duyduğu gurur, onun birey olma ve fark edilme gayretine verdiği destek vardı. Bir babanın en mutlu anlarından biriydi bu: oğlu ile gurur duyduğu an. Bizde keyiflendik bu manzara karşısında. “Kent!” dedim; “harika olmuş, bunu ölümsüzleştirelim, hadi fotoğraflayalım.” Kent hiç konuşmadan ama duruşunu da bozmadan fotoğraf makinesine baktı ve poz verdi. Sevdik, okşadık Kent’i ve ayrıldık.

      Ertesi günü akşam saatlerinde yine karşılaştık yemek salonu girişinde Kent ve babasıyla. “Kent nasılsın, dövme duruyor mu?” diye sormamla birlikte Kent’in yüzü asıldı. Yine babası söze karışarak “maalesef bugün denize girince dövmemiz silindi” dedi ve ekledi “şimdi biz ona ejderha dövmesi yaptıracağız!”. Güler misin? Ağlar mısın? Gülsen karşında hüzünlü bir çocuk var ve onun hüznünü paylaşmak gerekiyor. Ağlasan, değmez ağlamaya. Başını okşadık, “ejderha dövmesi de yakışır sesin koluna Kent” deyip ayrıldık yanından.

      Çocuk dünyası bu. Büyükler için tebessüm edilip geçiştirilecek bir konu onlar için drama hatta trajediye dönüşebiliyor.

      Çocuklar… Onlar kuşların yerde uçanı değil mi?

ERGUN VEREN
06-01-2018

ERGÜN VEREN


RESSAM EMEL YAĞCILAR İLE SÖYLEŞİ

MEZAR TAŞLARINA NEDEN ANNE ADI YAZILMAZ?

BESTECİ ve YORUMCU MURAT BERK İLE SÖYLEŞİ

KLASİK SORUNLU ÜÇGEN
BABALAR GÜNÜ 
 KÜLLERİNDEN DOĞAN TİLMED
 HALK TAKVİMİNDE HIZIR GÜNLERİ

 

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      138 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
DERGİ ARŞİVİ
İSMET BORA BİNATLI
SONGÜL DÜNDAR
Saat
Anket
SİTEMİZİ NASIL BULUYORSUNUZ