• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
BİRHARF.BİZ
Üyelik Girişi
YARIŞMALAR
GÜFTELER-BESTELER
İLESAM
ÇOCUK YAZINI KULÜBÜ
BALA KİTAP TOPLULUĞU
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam10
Toplam Ziyaret14313
BESTEKȂR DR. ÜMİT MUTLU İLE SÖYLEŞİ


 BESTEKÂR ÜMİT MUTLU İLE SÖYLEŞİ

Sevgili dostlar, bugün yine çok değerli bir bestekârımızın konuğu olarak İzmir Karşıyaka’dan sesleneceğim sizlere.

İşte, yıllardan beridir dillerden düşmeyen unutulmaz bir eserin
“Yeşil Gözlerinden Muhabbet Kaptım” adlı ünlü şarkının bestekârı Dr. Ümit Mutlu ile birlikteyiz.
                       


-Merhabalar efendim. Sevgili eşiniz ile birlikte evinizin ve musiki dünyanızın kapılarını bize açtığınız için çok teşekkür ederim.

-Rica ederim Sevinç Hanım, bu güzel ziyaret için biz de size teşekkür ederiz.

-Sayın Mutlu biz sizi bestekâr yönünüzle olduğu kadar, Türk Sanat musikisinin değerli sanatkârlarından sevgili Serap Mutlu Akbulut hanımefendinin ağabeyi olarak da tanıyoruz. Yaşam öykünüzü dinlerken Serap Hanım'ın sanat yaşamı hakkında da bilgimiz olacak sanırım.

-Evet haklısınız. Esasen biz iki kardeş farklı çizgilerde başladık müzik çalışmalarımıza. Şöyle ki, ben yirmi yaşıma kadar Türk Sanat Müziği ile değil, Batı Müziği ve Hafif Batı Müziği ile ilgilenirdim. Kardeşim Serap ise Türk Müziği severdi. Ben ona ağız armonikası ile eşlik ederdim.

Benim tıp fakültesine kaydolduğum yıl kardeşim de konservatuara başladı. Henüz on altı yaşında olduğu için ağabey olarak onu getirip götürmek görevini de ben üstlenmiş oldum.

Konservatuarın koridorlarında onu beklerken içeriden gelen teganni sesleri, icra edilen o güzel eserler beni öylesine duygulandırıyordu ki, neden bu güzelliklerden uzağım diye düşünmeye başladım.Türk Müziği beni her yönüyle içine almıştı bile.

Ertesi yıl babamdan habersiz konservatuar sınavlarına girdim ve kazandım. 1961 Senesinde bir kanun satın aldım. Her şey bir anda başlamış oldu, diyebilirim.

Babamız ut ve kanun çalabilen, Hakkı Derman ve Fahri Kopuz üstatlardan ders almış biri olmasına rağmen, benim tıp eğitimimi aksatabilir düşüncesiyle konservatuar arzuma uzun süre karşı çıkmıştır.

Gerçekten de bir anda son derece yoğun bir temponun içinde buldum kendimi. Koro çalışmaları, dersler, Tıp Fakültesi aynı anda devam ediyordu. Bu eğitim sırasında eşim Şule hanımla tanıştık. Kendisi de konservatuar mezunudur.

-Aman ne kadar güzel. Aynı eğitimi, aynı duyguları ve güzellikleri paylaşan iki yüreğin bir araya gelmesi.

-Evet gerçekten çok güzel. 1967 Senesinde sözleri rahmetli Tbp. Yzb. Şerafettin Özdemir’e ait Hicaz makamında
“Yeşil Gözlerinden Muhabbet Kaptım” adlı bestemi yaptım.

Bu şarkı 1974 yılında değerli sanatkâr Mustafa Sağyaşar tarafından okunduktan sonra zirveye yerleşmiş, on ayrı sanatçımız tarafından okunmuş ve o yılın en sevilen on şarkısı seçiminde birincilik ödülüne layık görülmüştür.

-Evet, gerçekten çok sevilen bir eser, Yıllardır aynı şekilde gönüllerdeki yerini koruyan, dillerden düşmeyen ve düşmeyecek olan harika bir beste. Tabi güfte de son derece duygusal ve etkileyici.




SÖZ: Tbp. Yzb. Şerafettin ÖZDEMİR
BESTE: Dr. Ümit MUTLU
MAKAM: Hicaz


Yeşil gözlerinden muhabbet kaptım.
Diz çöküp önünde yıllarca taptım.
Kalbimi uğruna bir köle yaptım,
İnandım o tatlı yalanlara ben.
 
Yıllarca inandım, yıllarca kandım.
Yüreğin benimçün çarpıyor sandım.
Yıllardan beridir demek aldandım,
İnanmam şimdi hiç figânlara ben.


-Ümit Bey bu şarkıyla Türk Sanat musikisinin zirvesine yerleştikten sonra bu tutku aynı hızla sürüp gitti herhalde?

-Pek öyle sürüp gitti denemez. Çünkü benim doktor olarak mecburi hizmetim vardı. Daha sonra uzmanlık, mesleki çalışmalarım ve uzunca bir dönem Almanya’da kalmak gibi sebeplerden beste çalışmalarıma yeteri kadar zaman ayırabildiğimi söyleyemem.

-Tıptaki ihtisasınızı hangi dalda yapmıştınız?

-Kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyım.

-Ne kadar güzel. Doktor bestekâr ve güftekârlarımızın musikimize kazandırdığı çok kıymetli eserler var. Bu arada sizinle aynı meslek gurubundan olan ve aynı soyadını taşıyan, Türk Sanat Musikisine çok sayıda ölümsüz eserler kazandıran, değerli şairimiz, güftekâr Dr. Bekir Mutlu hocamı da saygı ile anıyor, kendisini buradan sevgilerle selamlıyor, biraz da sizin pek bilinmeyen uğraşılarınıza değinmek istiyorum.

-Önce şunu belirtmeliyim, ben sanatta kırk yedinci yılımı tamamlamış bulunuyorum. İnsan bu kadar sene müziğin içinde olunca ister istemez değişik çalışmalar arayışına giriyor. Mesela konservatuarın ilk yıllarında nota yazarlığı - notist - liğe başladım. O zamana kadar bu konuda ciddi bir çalışma yapılmamıştı. Bu alandaki ilk isim oldum diyebilirim. Ben mecburi hizmete gittikten sonra rahmetli Cinuçen Tanrıkorur yazmaya devam etti. Yılmaz Özturan’ın Türk Müziği Ansiklopedisi’nin de nota kısımlarını ben yazdım. İşte bunlar benim notistlik dalında ilklerden olan hizmetlerimdir.

1967 yılında radyoya kanun sanatçısı olarak girdiğim zamanlarda İran’a mahsus bir enstrüman olan santurla ilgilenmiş, Türk Müziği’ne uygun olmadığı için neredeyse unutulmuş olan bu saza kendimce ilaveler yapıp -Kanun’da olduğu gibi mandallar ekleyerek- Türk Müziğindeki her makamı çalabilir hale getirmiştim. Böylece santur sazı benimle hayata dönmüş oldu, diyebilirim. Bu da çok önemli bir konudur.

1991 yılında yurtdışından dönünce Teoman Önaldı’nın kurduğu İzmir Devlet Korosu’nda kadrolu sanatçı olarak santur çalmaya başladım ve emekli olana kadar on üç yıl bu göreve devam ettim.

-Evet, gerçekten çok önemli bir konu. Ne iyi ettiniz de bunu burada bizlerle paylaştınız. Bu güzel çalışmanız ve önemli buluşunuz için yıllar sonra da olsa, sizi bir kere de biz kutlamak ve müziğimize verdiğiniz hizmetler için teşekkür etmek isteriz.

-Çok teşekkür ederim. Zaman zaman uzak kalmış olmama rağmen müzikten hiç kopmadım. Yurtdışında koro çalışmalarım, kanun ve santur çalışmalarım, konser programlarımız, uğraşılarımız olmuştur. Eski hızı ile olmasa bile halen beste ve müzik çalışmalarıma devam ediyorum.

-Evet son dönemde verdiğiniz eserlerden, az önce org ile çalıp okuduğunuz, güftesi değerli sanatkârlarımızdan Engin Çır dostumuza ait Nihavent makamındaki “Sebep Ne Şimdi Bana Bir Yabancısın” şarkısı gibi, nice güzel eserlerinizde beraber olmayı diliyor, bu içten söyleşi için okurlarımız ve kendim adına gönül dolusu teşekkür ediyorum.

-Ben de size sanata ve sanatçıya verdiğiniz değer için çok teşekkür ediyor, başarılarınızın devamını diliyorum. Tüm gönül dostlarımıza selam ve sevgilerimle…

ARŞİVLERDEN...
http://www.birharf.net

RÖPORTAJ: SEVİNÇ ATAN
HAZIRLAYAN: NUR ERSEN
 
Röportaj ve fotoğraflarımız site yönetiminden izinsiz kullanılamaz.
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      84 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
DERGİ ARŞİVİ
EDİTÖRDEN
İSMET BORA BİNATLI
Saat
Anket
SİTEMİZİ NASIL BULUYORSUNUZ