• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
BİRHARF.BİZ
Üyelik Girişi
İLESAM
BALA KİTAP TOPLULUĞU
GÜFTELER-BESTELER
GEZGİN
VİDEOLAR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam93
Toplam Ziyaret47503
YAĞDIR MEVLAM SU - MAHMUT OĞUL / SEVİNÇ ATAN
YAĞDIR MEVLAM SU / MAHMUT OĞUL

YAĞDIR MEVLÂM SU – BİZ AYRILAMAYIZ - SENSİZ BU YAZ - SENİ NASIL ÖZLEDİM –AL MENDİLİM – SÖYLE BANA YAĞMUR GÖZLÜM- BİR MEKTUP BİR RESİM - O ÇEŞME


      Sevgili dostlar;

      Bugün yine sizlerle Türk Müziğinin gerçek yıldızlarından birine doğru uzanacak, gönlümüzde taht kuran güzel besteleri hakkında kendisiyle konuşacak, musikimizin bugünü ve yarını hakkındaki görüş ve düşüncelerini öğrenmeye çalışacağız.

      Sevinç Atan (S.A): Merhabalar Mahmut Bey, güzel bir İstanbul gününde sizinle şiirden, sanattan, musikiden ve bestelerinizden söz etmek, siz değerli ustalarımızı genç arkadaşlarımıza daha yakından tanıtmak, çok sevdiğimiz, dillerimizden düşmeyen şarkılarınızla ilgili bazı açıklamalarınızı almak amacıyla buradayım.
 
      Türk Sanat Musikisini sevenler arasında adınızı bilmeyen, şarkılarınızı yüreğine kaydetmeyen yoktur elbette. Ancak musikimizin biraz geriye itildiği, kan kaybetmeye başladığı şu günlerde sizin gibi değerli bestekârlarımızın gençlerimiz tarafından daha yakından tanınması, daha iyi anlaşılması ve önemlerinin çok iyi bilinmesi gerektiği görüşündeyim.
Sizler dünümüz ile yarınlarımız arasında kurulması gereken köprülerin temel direklerisiniz. Bu bağlamda bana ayırdığınız bu güzel zaman ve vereceğiniz açık yürekli cevaplar için peşinen teşekkür etmek istiyorum.

      Mahmut Oğul (M.O): Asıl ben size, bu güzel sözleriniz, bu güzel duygularınız için çok teşekkür ederim.
Sizler gibi gerçek sanatçı duyarlılığını taşıyan değerlerimizin sayıları arttıkça zaman içinde kültürümüz adına harcanan emekler hak ettikleri yeri bulacaktır.

      S.A: Türk halkı sizi ilk olarak güftesi Erol Martal’a ait olan Hüseyni makamındaki ölümsüz eseriniz “Yağdır Mevlâm Su” ile tanıdı. Bu güzel eser ilk okunduğu andan itibaren yediden yetmişe herkesin gönlünde taht kurdu. O günden bu güne hala aynı şekilde kalplerimizdeki saltanatını sürdürmekte.

      M.O: Evet bu bestem gerçekten benim için çok önemli ve çok uğurlu diyebileceğim bir çalışmamdır. Müzik câmiâsına bestekâr olarak adımı duyuran, 40’tan fazla sanatçı tarafından kasete okunan, filmden tutun da reklam müziğine kadar pek çok plâtformda kullanılan ve hepsinden önemlisi halkımız tarafından çok sevilen bir eser olmuştur.

      1986 yılında Milliyet Gazetesinin okurları tarafından yılın en sevilen 10 şarkısı arasına seçilmiş, 1987 yılında Müzik Magazin Dergisi tarafından da ‘’Yılın Şarkısı’’ seçilmiştir.

      S.A: Bu güzel başlangıçtan sonra daha nice güzel eserlerinizle tanıştık. Türk Sanat Musikisinde bir Mahmut Oğul fırtınası esmeye başladı.




      M.O: Evet "Yağdır Mevlâm Su" dan dan sonra, sözleri bana ve Ayşe Birgül Yılmaz’a ait olan “Aynı Bedende Can Gibiyiz / BİZ AYRILAMAYIZ” adlı Kürdî makamındaki bestem geldi. Bu eser de halkımız tarafından çok sevildi, benimsendi, film oldu, pek çok sanatçı tarafından seslendirildi hâlen de kullanılmakta.1988 Yılı Milliyet Gazetesi Yılın En sevilen On Şarkısı arasındaki yerini aldı ve1988 yılında Müzik Magazin Dergisi tarafından da ‘’Yılın Şarkısı’’ seçildi.

      S.A: Ne güzel bir tempo. Yılların getirdiği birikim, bir kaynak olarak bir gün fışkırmaya başlıyor ve güzellikler ardı arkası kesilmeden devam edip gidiyor.
Tabi herkes gibi benim de kesinlikle inandığım şu gerçek de var. Demek ki sonradan sanatçı olunamıyor, sanatçı doğuluyor. Ancak Allah vergisi bu yeteneğin bilgi ve azim ile beslenmesi gerektiği de su götürmez bir hakikattir değil mi?

      M.O: Tâbi ki, üretken olunması için mutlaka Allah vergisi yetenek lâzım. Bunun üzerine bilgi eklendiğinde teknik olarak daha da mükemmel bir düzeye gelinebilmektedir.

      S.A: Ve yeni bir ölümsüz, Mahmut Oğul bestesinin fırtına gibi gelmesi. Sözleri Yalçın Benlican’a ait Kürdîli Hicazkâr makamındaki eseriniz “Söyle Bana Yağmur Gözlüm” de aynı şekilde çok okunan, çok sevilen bir beste olarak Milliyet Gazetesinin Yılın En Sevilen On Şarkısı ödülü ile taçlandırıldı. Yine ‘’Sensiz Bu Yaz’’isimli eserinizde çok sevilerek Milliyet Gazetesinin Yılın En Sevilen On Şarkısı ödülüne lâyık görüldü.

      M.O: Evet, günümüze kadar pek çok yarışma ve etkinliklerde farklı çalışmalarım oldu. Bu çalışmalarımı aynı heyecanla sürdürmekte olup, halkımıza uçsuz bucaksız güzelliklere sahip olan kültürümüzden lezzetler tattırmak gayreti içindeyim.

      Bütün dünyada görülen müzik sektöründeki kriz, ülkemizde daha da ağır hissedilerek pek çok olumsuzluklar yaratmıştır. Ve bundan müziğimizde payına düşeni alarak yeni yapıt ve yeni eserlerin çıkmaması nedeniyle daha az dinlenir olmuştur. Bu durumun geçici olduğunu düşünüyorum. Çünkü bir milleti millet yapan en önemli unsur kültürdür. Musikimiz de bizim kültürümüzün en önemli mihenk taşıdır.

      Genç arkadaşlarımıza tavsiyem:

      "Hiçbir zaman kolayı seçmeyip kötüyü örnek almayınız.".

      "Sel Gider Kum Kalır
      İnsan Ölür Eseri Kalır."

      Esenlik, mutluluk ve başarı dileklerimle…




BİZ AYRILAMAYIZ

Aynı bedende can gibiyiz.
Cana can veren kan gibiyiz.
Yanıp da bitmez köz gibiyiz.
Biz ayrılamayız.

Eller ayırsa bile,
Yıllar ayırsa bile,
Yollar ayırsa bile,
Biz ayrılamayız.

Biz iki çılgın sevgiliyiz.
Delicesine sevdalıyız.
Öyle büyük ki bu sevgimiz,
Biz ayrılamayız.

Eller ayırsa bile,
Yıllar ayırsa bile,
Yollar ayırsa bile,
Biz ayrılamayız.

 Söz: Mahmut Oğul-Ayşe Birgül Yılmaz
Beste: Mahmut Oğul
Makam: Kürdî
Yorum: Zeki Müren
 

MAHMUT OĞUL KİMDİR?


      10 Mayıs 1955 yılında Merzifon’da dünyaya gelmişim. Babam rahmetli Suat Bey, annem Şükran Hanım olup iki çocuklu olan ailemizin diğer ferdi, ablam Selma Hanım’dır. İlkokul öğrenimimi Kuzguncuk ve Samsun’da, ortaokul ve lise öğrenimimi ise Üsküdar’da tamamladım.

      Türk Müziğine olan ilgim ve sevgim annemin desteği ve yönlendirmesi ile ortaya çıktı. Ortaokul yıllarında Üsküdar Musiki Cemiyeti’ne katılarak, müziğe ilk adımımı atmış oldum. Burada rahmetli hocam, bestekâr Emin Ongan’dan, sevgili hocam, bestekâr Sn. Amir Ateş’ten ve kanun hocam Sn. Cemali Kurultay’dan musikinin temel unsurları olan edebiyat, usul, nazariyat ve solfej bilgilerini almaya başladım (1972). Aynı dönemde İleri Türk Musikisi Konservatuarı’na da devam ederek farklı kanun çalış teknikleri hakkında rahmetli hocam, bestekâr Sadettin Öktenay’dan da çok istifade ettim.

      Lise tahsilimin sonunda Gazi Üniversitesi’nin Müzik bölümünü kazanmama rağmen o dönem çok çalkantılı ve sıkıntılı olan siyaset ortamı üniversitelerdeki yoğun çatışma ve kargaşa dönemi beni başka kararlar almaya sevk etti Bir an önce askerlik görevimi yapmaya ve sonrasında baba mesleği olan ticarete atılmaya karar verdim (1975).

      Askerlik görevimi Amasya ve İzmit orduevlerinde müzisyen olarak yaptım. Korolar oluşturarak konser ve gecelere katıldım. Böylece bu dönemde de müzikten kopmayarak bilgi ve tecrübelerimi geliştirmiş oldum (1977).


            Mahmut Oğul, eşi Ayşe Oğul ve Sevinç Atan (Ayakta)

      Askerlik dönüşü ticaret hayatına atıldım. Bu arada Ayşe hanımla tanışarak 1978 yılında evlendim. 1979 yılında kızımız Şeyda, 1983 yılında oğlumuz Osman dünyaya geldi.

      Hayatın getirdiği bu koşuşturma ve telâşeler içimdeki musîki aşkını hiç söndürmedi. Sanki hayatımda bir şeyler eksik gibiydi. En büyük idealim ve hevesim şarkı yazmak olmuştu (1984). O yıllarda bestekâr Sn. Avni Anıl’ın, İzmir’de yayınlamakta olduğu “Musîki ve Nota” dergisinin gelişini sabırsızlık ve özlemle beklerdim.

 
      Yalçın Benlican, Avni Anıl, Mahmut Oğul

      Bu dergide pek çok kıymetli şâir ve bestekârların yazıları, şiirleri, besteleri ve tabî ki hocanın tadına varılmaz musîki ruhu vardı. Kısa bir zaman i çinde bu dergide yayınlanan birçok şiiri besteleyerek bu anlamda ilk ciddi denemelerimi yapmaya başladım. Daha sonraları çok değerli dostum, arkadaşım olacak olan sevgili Turhan Taşan’la da bu dergide yayınlanan bir şiirini (Sana Olan Özlemim besteleyerek tanışmış oldum. Kendisi pek çok konuda bana yardımcı olarak Merhum Taner Şener’den Sn. Yüksel Uzel’e, Sn. Burhan Kencebay’dan, merhum Yavuz Asöcal’a müzik camiasındaki pek çok kıymetli ve önemli insanlarla bir araya gelmemi sağladı. Yine aynı dönemde kanun virtüözü, Bestekâr Sn. Halil Karaduman’la da tanışarak çok kıymetli bir dost kazanmış oldum. Değerli görüşlerinden çok yararlandım. Ayrıca yine bu dönemde Sn. Hulki Öğreten’in İstanbul’da çıkartmakta olduğu
“Mızrap” dergisinden de çok faydalandım.


Mahmut Oğul, Sevinç Atan, Erol Sayan

      Daha sonra çok sevgili hocam bestekâr Sn. Erol Sayan’la tanışma fırsatını yakaladım. Kendisinden özel dersler almaya başlayarak çok kısa zamanda çok önemli bilgiler edindim. Bir gün Hüseynî makamından bir ödev istediğinde
“Musîki ve Nota” dergisinde yayınlanan, Sn. Erol Martal’a ait olan “Yağdır Mevlâm Su” isimli şiiri besteleyerek kendisine götürdüm. Çok beğendiğini söyleyerek bu şarkının çok sevileceğini ifade etti. Ve gerçekten de hocam haklı çıkmıştı. Böylelikle benim de musiki kulvarındaki yıllar sürecek olan yolculuğum başlamış oldu. (1985)

      Bundan sonraki çalışmalarım daha bir yön ve ivme kazanarak neticesinde
“Biz Ayrılamayız”, “O Çeşme”, “Seni Hissederim”, “Yak Ne Varsa” , “Ayrıldık İşte”, “Bir Mektup Bir Resim”, “Seni Nasıl Özledim”, “Al Mendilim”, “Her Gün Aynı Heyecan”, “Sensiz Bu Yaz” gibi çalışmalarımı yaptım. Birçok yarışma ve anketlerde ödül ve mansiyonlara hak kazandım.
En önemli kazancım ise şarkılarımı halkımızın sevmesi, birlikte söylemesi ve takdir etmesi oldu.

      1993 yılından itibaren udî bestekâr Sn. Coşkun Sabah’a ait olan Sabah Ses Kayıt Stüdyosu’nda müdür olarak görev yaptım. 7 sene bu görevi sürdürerek müzik ve ticari hayatla iç içe oldum.

      Hâlen bir yanda müziğimize ilgi ve heves duyan müzikseverlere özel dersler vererek yardımcı olmaya çalışmakta, diğer yandan da beste çalışmalarımı sürdürmekteyim.

      Bir bestekâr olarak insanlarımıza doğru ve kolay anlaşılır sözlerden bestelenmiş, aydınlık, basitin içinde güzelliğe erişmiş şarkılar yapma gayreti içindeyim…
 
YAĞDIR MEVLAM SU

Çatlayan topraklara,
Sararan yapraklara,
Kuruyan topraklara,
Yağdır Mevla'm su.

Alev saracak kadar
Yandım yanacak kadar.
Suya kanacak kadar,
Yağdır Mevla'm su.

Toz duman savrulurken,
Gül çiçek kavrulurken,
Can tenden ayrılırken,
Yağır Mevla'm su.

Alev saracak kadar,
Yandım yanacak kadar.
Suya kanacak kadar,
Yağdır Mevla'm su.

Suya hasret güllere,
Sana açık ellere,
Tutuşan gönüllere,
Yağdır Mevla'm su.

Alev saracak kadar,
Yandım yanacak kadar,
Suya kanacak kadar,
Yağdır Mevla'm su.

Söz: Erol Martal
 Beste: Mahmut Oğul
Makam: HÜSEYNİ
 
RÖPORTAJ: SEVİNÇ ATAN
FOTOĞRAFLAR: SEVİNÇ ATAN
YAYINA HAZIRLAYAN: NUR ERSEN

07-10-2017
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
737 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
DERGİ ARŞİVİ
İSMET BORA BİNATLI
Saat