• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
BİRHARF.BİZ
Üyelik Girişi
İLESAM
BALA KİTAP TOPLULUĞU
GÜFTELER-BESTELER
GEZGİN
VİDEOLAR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam15
Toplam Ziyaret63378
ŞİİR ÜZERİNE / İSMET BORA BİNATLI

 
ŞİİR ÜZERİNE

         Kim söylemiş bilmiyorum ama “Türkiye’de yetmiş milyon nüfus yetmiş bir milyon şair var." demiş. İyi de demiş, doğru da demiş. Türk Milletinin şiire düşkünlüğünü anlatmak amacıyla  bile söylenebilecek bu söz, aslında ironik bir ifade ama olsun, herkes nasıl anlamak istiyorsa öyle anlama hakkını mahfuz tutar en azından. 

       Ben tahminen elli yıldır şiir yazıyorum ya da yazdığımı sanıyorum. “Peki niye şiir, yahut nedir şiir” diye düşündüğüm olmuş mudur hiç? Elbette oldu. Şiir nedir diye kendime çok kereler sordum ve kendimce Atarifler yaptım, ama hiç biri beni tatmin etmedi.

       Sonra usta kalemlerin tariflerine baktım ve o kadar  çok tarife rastladım ki, sonunda şiirin belli başlı bir tarifi olmayacağını anlamış oldum.
 
       Bir şiir etkinliği sebebiyle gittiğim  büyük bir ilçemizin kaymakamı bana sormuştu “Şiir nedir?” diye. Ben dilimin döndüğünce bir şeyler söyledim ve sonra bana döndü dedi ki:

       -Benim mülkiyede bir arkadaşım vardı, o  derdi ki: “Şiir nedir kardeşim? Ne lafı dolandırıp duruyorsunuz. Bir şey söyleyecekseniz açıkça söyleyin olsun bitsin.” siz ne dersiniz bu düşünceye  diye sorunca, biraz da kırıcı olmamak adına;

        -Sayın Kaymakamım, arkadaşınızın adı neydi? diye sordum.O, biraz da ne alakası var gibi düşünerek hayretle “Şaban” dediğinde,

        -O sizin anlattığınız Şaban mantığı  ama sağlıklı bir mantık değil, demiştim.

       Demiştim ama bir yandan da beni, şiiri tarif etmeye zorlayan bir düşünce sarmıştı. Önce Ahmet Haşim’i hatırladım: “Şairin lisanı, nesir gibi anlaşılmak için değil, fakat duyulmak üzere vücud bulmuş, musiki ile söz arasında, sözden ziyade musikiye yakın, ortaklaşa bir dildir.” diyordu merhum şairimiz. Ne söylenebilir ki  bu sözün üzerine artık. “Keşke hatırıma gelseydi de sevgili Kaymakama bunu söyleyebilmiş olsaydım.” diye de hayıflanmadım değil hani.
 
     “Şiir, zor olduğu kadar, dinleyenin ruhunu başka bir aleme götürecek kadar kuvvetli bir sanat dalıdır.” diyor, Mehmet Nuri Parmaksız. Türk şiirinin en büyük isimlerinden biri olan Yahya Kemal Beyatlı’nın da ifade ettiği gibi “Düşüncenin duygu haline gelinceye kadar yoğrulmasıyla oluşan şiir, kelimelere çok çeşitli anlamlar yüklemek, adeta onlara dans ettirmek, takla attırmak suretiyle üstün  şiirde güzellikleri yakalamak mümkün olur”.
 
       Ben burada şiirle ilgili bütün düşüncelerimi yazsam, sütunum elvermez. Onun için iki tarifle konuyu bitirmek istiyorum.
 
       Kleber Haedens: “Eğer şiir tarif edilebilseydi, yüz değil bir tarifi yapılırdı,” derken, şiiri tarif etmenin zor, hatta mümkün olmadığını anlatmağa çalışmıyor mu? Melih Cevdet Anday ise; “Tanım akıl işidir, şiir ise akıl dışıdır; çıkar yol şiiri tarif etmemektedir.”  demek suretiyle bizi doğruluyor adeta.

 
       Ben o şiiri hiç yazamadım, hiç tarif edemedim, hiç tam tarifini bulamadım. En sonunda Bî-Huzur’un deyimiyle;

        “Kim ne derse desin hepsi yalandır
          Şiir duyulup yazılamayandır”

Beytine sığınıp çıktım işin içinden. 

 
        Siz de öyle yapın, rahat edersiniz umarım.
 
       Şiir tadında, şiirle kalın.   

İSMET BORA BİNATLI

  
503 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
DERGİ ARŞİVİ
İSMET BORA BİNATLI
Saat