• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
BİRHARF.BİZ
Üyelik Girişi
YARIŞMALAR
GÜFTELER-BESTELER
İLESAM
ÇOCUK YAZINI KULÜBÜ
BALA KİTAP TOPLULUĞU
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam10
Toplam Ziyaret14313
BOZKIRDA AŞK ve İSYAN / MEHMET NECATİ DEMİRCAN
 BOZKIRDA AŞK VE İSYAN
MEHMET NECATİ DEMİRCAN




BOZKIRDA AŞK VE İSYAN

      Anadolu coğrafyası Türklerin simgesel mekânı olmuştur. Bu mekân Türk gelenekleriyle harmanlanarak tarih ve coğrafyanın et ve tırnak gibi kaynaşmasına sebep olmuştur. Mehmet Necati Demircan’ın yazdığı Bozkırda Aşk ve İsyan romanı Anadolu’nun kültürel ve coğrafi zenginliğinin güzel bir yansıması olarak karşımıza çıkmıştır. Romanda geçen olaylar tarihsel olarak da gerçeklik payı bulunan olaylardır. Yani roman salt bir hayal ürünü değildir. Romandan edindiğim bilgilere bakınca çok derinlemesine uzun bir araştırmadan sonra romanın kaleme alındığını anlayabilmekteyiz. Hele hele yazarın bizzat sahada olaya tanıklık edenler veya yakınlarıyla yatığı bire bir görüşmeler yapması romanda geçen olayların gerçeklik paylarını daha arttırmaktadır.
 
      Bozkırda Aşk ve İsyan, Haziran 2013’te IQ Kültür Sanat Yayınlarınca yayınlanıp okuruyla buluştu. Kapak tasarımı Yunus Karaaslan tarafından yapılmış. 232 sayfa. Romana iddialı bir isim seçilmiş. Bozkır, aşk ve isyan bir arada. Tarihi olayların kurgulandığı eserde o alışılagelen didaktikliğin getirdiği kuruluk yok.
 
      Tasvirler oldukça başarılı, bir anda kendinizi 1892 yılında bozkırın ortasında buluveriyorsunuz. Bozkır insanını anlatırken kullandığı şu ifade gerçekten çok etkileyici: “Bozkırın hem kadını hem erkeği çilelidir. İnsanı çifte kavrulmuştur. Güneşin harında dövülen insan, soğuk pınarında çelikleşmiştir.” Bunda yazarın yaşadığı yöreyi anlatmasının payı tartışılmaz. Kahramanların fiziksel ve ruhsal portreleri başarıyla çizilmiş. Tarihi olaylar konularla bağlantılı olarak verilmiş. Yazar, bize bir şeyleri öğretmeye ya da dikte etmeye kalkmıyor. Olayları gözler önüne sererek yargıyı bizlere bırakıyor.

      Romanın geçtiği yer küçük bir alan olmasına rağmen yazar, dünya siyasi tarihine damgasını vuran olayları romanın içine yaymayı ustalıkla başarmıştır. Küçük bir Anadolu beldesi birden bire dünya siyasi dengelerinin odak noktası haline gelmiştir. Ana olay Yozgat ili Çandır ilçesine bağlı İğdeli köyünde yaşanıyor. Roman bir aşk hikâyesiyle başlıyor, başlar başlamaz sizi sarıyor. Gerilim hep yüksek tutulmuş, merak unsuru ön planda… Bu, çevremizde her an rastlayabileceğimiz hayatımıza dokunan öykülerden. Farkı ise farklı din ve etnik kökene bağlı iki gencin umutsuz aşkı olması. Umutsuz bir aşk hikâyesiyle başlayan romanın geri planında Anadolu’da başlayan Ermeni isyanları, Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı, Tehcir, Kurtuluş Savaşı anlatılıyor. Roman bir tarih kitabı değil. Amacı da tarihi olayları anlatmak değil. Yazar bu olayları verirken okuru sıkmıyor.

      Romanın bazı bölümlerinde içiniz acıyor. Dış güçlerin Osmanlı coğrafyasında bitmek bilmeyen entrikalarına şahit oluyorsunuz. Yüz yıl önce yaşananlarla bugün arasında benzerlikler yakalıyorsunuz. Bu benzerliklerden yola çıkarak aynı oyunların tekrar tekrar sahnelendiğini görüyorsunuz. Romanın en trajik sahnelerinden biri İngilizlerin baskısı nedeniyle Ermeni tehcirini uygulayan Boğazlıyan kaymakamı Kemal Bey’in düzmece belgelerle idam edilmesidir. Ermeni tehcirini uygulayanların yargılandığı Bekirağa bölüğündeki mahkûmlardan ünlü Ağaoğlu Ahmet ile Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in arasında geçen diyaloglar çok ibretlik anladır.
 
      Yazar, olayları ve kahramanları verirken yaşadıkları dönemin sosyal hayatını da gözler önüne seriyor. Bu durum yazarın folklorcu kimliğinin bir yansıması olarak algılanabilir. Dönemin sosyal hayatının böylesine başarıyla yansıtılması romanın geri planında uzun bir hazırlık ve araştırma döneminin olduğunu düşündürüyor.
 
      Romanda hâkim bakış açısı kullanılmış, olaylar yazarın diliyle anlatılıyor.
 
      Yüz yıllık bir geçmiş, yakın tarih olarak adlandırılabilir ama romanı okuduktan sonra anlıyoruz ki biz yakın tarihin olaylarını kavrayamamışız. Roman yakın tarihte yaşananları bir trajedi olarak ortaya koyuyor.
 
      Akıcı bir dille yazılan romanı okudukça arkası geliyor ve bir de bakmışsınız bitmiş. Ben burada romandaki olayları özetlemedim. Bundan özellikle kaçındım. Çünkü romanda ne anlatıldığını öğrenen kişi okuma zahmetine katlanmıyor. Romanla ilgili birtakım ipuçları verdim, bundan ötesi okurun ilgisine sunulur. Roman D&R mağazalarında sizleri bekliyor.


MEMET NECATİ DEMİRCAN KİMDİR?

   Mehmet Necati DEMİRCAN, 1964 yılında Kayseri’de doğdu. Ortaöğrenimini Kayseri’de tamamladı. 1988 yılında Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Öğretmenlik görevine Mardin Kızıltepe Lisesinde başladı.
   1997 yılında Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden “Sivas Kaynaklı Cönkler Üzerinde Tetkik” adlı yüksek lisans teziyle mezun oldu.
   Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda edebiyat öğretmeni ve idareci olarak görev yaptı.
   Folklor derlemeleri yaptı. Ders kitapları, yardımcı ders kitapları hazırladı. Erciyes, Geçit, Kültür Çağlayanı, Bilgi Yurdu, Kümbet Altında ve Çıngı dergilerinde makale, deneme hikaye türünde eserleri yayımlandı.  İLESAM üyesi olan Demircan, evli ve iki çocuk babasıdır.
 
ÖDÜLLER
 
   1986 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünün düzenlediği “Gençliğin Boş Zamanlarının Değerlendirilmesinde Kitap ve Kütüphanelerin Rolü” konulu yazı yarışmasında mansiyon kazandı.
   1988 yılında Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesinin Öğretmenlik Mesleği konulu yazı yarışmasında birincilik ödülü kazandı.
  2015 yılında İLESAM-AKÇAĞ roman yarışmasında Rumeli’de Hazan Mevsimi adlı romanıyla birincilik ödülü kazandı.
YAYIMLANMIŞ ESERLERİ
Roman:
1. Bozkırda Aşk ve İsyan, IQ Kültür Sanat Yayınları, İstanbul, 2013.
2. Rumeli’de Hazan Mevsimi, AKÇAĞ Yayınları, Ankara, 2016.
Ders Kitabı:
3. Lise Türk Edebiyatı Tarihi 1, MEB Yayınları, Ankara, 2002.
Folklor Derlemesi:
4. Dünden Bugüne Aydın Halk Kültürü, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 2007.
Yardımcı Ders Kitapları:
5. ÖSS-ÖYS Türkçe-Edebiyat, Geçit Yayınevi, Kayseri, 1995.
6. İmla Kılavuzu, (S. Burhanettin AKBAŞ’la beraber), Geçit Yayınevi, Kayseri, 1999.
7. İlköğretim ve Liseler için Şair ve Yazarlar Sözlüğü, (S. Burhanettin AKBAŞ’la beraber), Geçit Yayınevi, Kayseri, 1999.
8. Türk Edebiyatı Tarihi (Seyit Burhanettin Akbaş ile beraber), Geçit yayınevi, Kayseri, 1999.
9. LGS Türkçe Hazırlık, İzmir, 2004.
10. Türk Dili ve Edebiyatı 9. Sınıf, Yardımcı Ders Kitabı, Örnek Akademi Yayınları, Ankara, 2016.
11. Paragraf Soru Bankası, Örnek Akademi Yayınları, Ankara, 2017.
Osmanlıcadan Çevirip Yayına Hazırladığı Romanlar:
12. Dede Korkut Hikâyeleri, Kolyos Yayınları, Kayseri, 2015.
13. Ömer Seyfettin’den Seçme Hikâyeler, Kolyos Yayınları, Kayseri, 2015.
14. Nasrettin Hoca’dan Seçme Fıkralar. Kolyos Yayınları, Kayseri, 2015.
15. Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç (Hüseyin Rahmi GÜRPINAR), Kolyos Yayınları, Kayseri, 2015.
16. Gulyabani (Hüseyin Rahmi GÜRPINAR), Kolyos Yayınları, Kayseri, 2015
17. Mai ve Siyah (Halid Ziya UŞAKLIGİL), Kolyos Yayınları, Kayseri, 2016
Kitap tanıtım ve yayına hazırlayan: Nur Ersen
                                                                       
30-06-2017                                                      
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      270 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
DERGİ ARŞİVİ
EDİTÖRDEN
İSMET BORA BİNATLI
Saat
Anket
SİTEMİZİ NASIL BULUYORSUNUZ