• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
BİRHARF.BİZ
Üyelik Girişi
İLESAM
BALA KİTAP TOPLULUĞU
GÜFTELER-BESTELER
GEZGİN
VİDEOLAR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam1
Toplam Ziyaret47411
AŞK RÜYADIR ÇOK ZAMAN / YALÇIN BENLİCAN / SEVİNÇ ATAN

                                                 


                     AŞK RÜYADIR ÇOK ZAMAN / YALÇIN BENLİCAN İLE SÖYLEŞİ



           

  

 Sevgili dostlar;

         Bugün yıllardır dillerimizden düşmeyen ünlü şarkıların şairi Yalçın Benlican'ın konuğu olacak onunla sanata, şiire ve musikiye doğru güzel bir yolculuk yapacağız.

      -Merhabalar sayın Benlican. Sizi İzmir'de bulmak uzun zamandır gerçekleştirmek istediğim bu söyleşiye vesile oldu. Bu yüzden çok mutluyum. Şarkılarınızı yıllardır keyifle dinliyoruz. Bizi derinden etkileyen nice ölümsüz eserde adınız, çok güzel güfteleriniz var.

Sizinle bugün burada şiirden, şarkıdan, özetle sanatçı kişiliğinizden söz etmek, Yalçın Benlican'ı okurlarımıza daha yakından tanıtmak istiyorum.
Kısa bir özgeçmişinizle başlayabilir miyiz?

    
  -Tabi memnuniyetle. Ben 1945 yılının çok karlı bir şafağında Eskişehir'de dünyaya gelmişim. Benim dünyaya gelişimden altı ay sonra babam vefat etmiş. Oldukça büyük güçlükler içinde ticaret lisesini bitirdim ve askeri okula girdim. 1964 Yılında Hava Astsubayı olarak mezun oldum. Ancak şiir astsubaylıktan önce kanıma işlemişti. 1962’lerde falan taşlama tarzında bir takım şeyler yazardım. Yani okulda, sınıfta olan olayları kendimce hicvetmeye çalışırdım. Ne kadar başarılı olurdum bilemem ama yazdıklarımın arkadaşlarım tarafından çok beğenildiğini gözlemlerdim. Bu beni daha bir yüreklendirirdi.


         Daha sonra şiir kitaplarıyla tanışıp kendi yolumu çizmeye çalıştım.1964'den sonra yazmaya daha fazla hız verdim. Bu arada İzmir'e tayinim çıkmıştı. İzmir'de olup da şiirle iç içe olmamak mümkün değil tabi.

      -Burada araya girmek istiyorum. O yıllarda İzmir'de şiir grafiği son derece yüksekti gerçekten. Bir izmir'li olarak benim de yakından izlediğim ve her fırsatta dile getirmeye çalıştığım bir konudur bu. Bizim öğrencilik çağlarımızda inanılmaz bir şiir tutkusu vardı. Bizler o dönemde adeta şiirle konuşur, şiirle iletişim kurmaya çalışırdık. Çok kaliteli ve güzel edebiyat matineleri düzenlenirdi.

         -Evet 1960'lı, 70'li yıllarda ben de şiir matinelerine giderdim. Giderdim de asker kökenli olduğum için hiç bir zaman ön plana çıkamaz, şiir konusunda kendime güvenim olmadığı için şiirlerimi de hiç bir yerde yayınlayamazdım. Yazdıklarımı gösterebileceğim, olumlu ya da olumsuz görüşlerini alabileceğim hiç kimseyi tanımıyor, şiirin neresinde olduğumu bilemiyordum ta ki 1982-83'de Avni Anıl'la tanıştıktan sonra kendisine bir şiirimi verdim. O şiiri gazetede yayınlamış. Daha sonra beni ofisine çağırdı.


         Yaklaşık olarak bir yıl kadar yanına gidip geldim ama şiirlerimi bir türlü ortaya çıkaramıyor daha doğrusu çıkarmaktan korkuyordum. Çünkü kendisine yüzlerce şiir geliyordu. Hepsini tek tek inceliyor ve bir kenara bırakıyordu. Açıkçası o kadar seçici davranıyordu ki, bu titiz tavrı beni ürkütüyordu.

         Bir gün bana "Oğlum bir yıldır geliyorsun, şiir yazdığını da biliyorum ama nedense şiirlerini vermiyorsun, önümüzdeki hafta buraya gelirken yanında üç tane şiir getireceksin, Musiki-Nota'da yayınlayacağız. Hece vezni ile yazılmış olsunlar." dedi.

         Söylediği günde üç şiirimi yanımda götürdüm. 1984 de yayınlandılar. Yayınlanmalarının üzerinden sadece yirmi gün geçtikten sonra notalar adeta yağmaya başladı.

     

                   


         
İlk bestelenen şiirim "Söyle Bana Yağmur Gözlüm"dür. Mahmut Oğul tarafından kürdîlihicazkâr makamında bestelenen bu eser gerçekten çok sevilen bir şarkı olmuştur.

Söyle bana yağmur gözlüm
Sen hiç deniz gördün mü?
Deniz sensin, yağmur sensin,
Ben bulutun olayım.



         
Bu şiirle birlikte yayınlanan diğer iki şiirim de hemen bestelendi ama onların şansı bu kadar yüksek olamadı. Şiirlerimin ard arda bestelenmesi ile birlikte bana da yepyeni bir heves geldi tabi. Fakat benim şarkı sözü nedir, nasıl yazılır gibi konularda hiç bir fikrim yoktu. O zamana kadar sadece serbest şiirler yazmıştım. Bu durumda arkadaşlardan bazı adresler almaya, bir yerlere varmaya çalıştım, ancak hiç kimseden gerekli yardımı göremediğimi de söylemeliyim.

Ben de kendi kendime bu adreslerin hepsine kendi çabamla ulaşmaya, benden isteyecek herkese de yardımcı olmaya karar verdim ve öyle de yaptım.

         -Ne kadar güzel bir tavır. Genç sanatçılara gereken desteğin verilmesi yönünde çok önemli bir mesaj bu.

         
-Evet haklısınız. Daha sonra bestelenen şiirlerimin sayısı çığ gibi büyümeye başladı. Şu ana kadar yediyüz elli şiirim değişik bestekarlarca bestelendi. Bunlardan iki yüz tanesi TRT repertuarında. Yüz tanesi de çeşitli sanatçılar tarafından Cd.lere, plaklara okundu. İnsan şair olarak da sesini duyurabiliyor ancak şiirleri şarkı olup halkla bütünleşince her şey biraz daha farklı oluyor.

         -Elbette, yediden yetmişe herkesin sevdiği, söylediği şarkıların güftekarı olmak harika bir duygu olmalı. Daha nice eserlere, nice başarılara.

         
-Çok teşekkür ederim. Hepimiz için aynı dilekler gerçekleşir inşallah. Bütün bunların sonunda kazananın sanat olmasını diliyorum her zaman.

         -Bu fikirden yola çıkarak şu anda düzenlemekte olduğunuz etkinlikler de çok önemli. "İzmirli Sanatçılar Birliği Derneği" olarak hazırladığınız bu şiir dinletilerinin İzmir'de yine eski sanat günlerinin canlanmasına yol açacağından, gençlerimizin ufkunu aydınlatacağından, onlarda derin izler bırakacağından eminim. Bu güzel çalışmalarınızı bütün kalbimle destekliyor ve sizlere başarılar diliyorum.

      
   -Bizim de dileğimiz bu. Şiire musikiye ve sanata gönül veren dostlarla her hafta çarşamba akşamları Dr. Ayhan Sökmen Sanat Merkezi'nde toplanıyoruz. Şiirde adını kanıtlamış şairlerimizle gençlerimizi buluşturuyor, ustalarımızı anıyor, sanatlarından örnekler sunuyor, "Şiirini Al Da Gel"bölümünde ise şiiri ve güzellikleri paylaşmaya çalışıyoruz.

         -Aranızda bulunduğum şu son üç hafta benim için de çok verimli oldu. Bir İzmir'li olarak çok büyük keyif aldığımı belirtmeden geçemeyeceğim. Bundan sonra daha sık bu etkinliklere katılmaya çalışacağım.

       
  -Bizler de bundan büyük mutluluk duyacağız.

         -Teşekkür ederim sayın Benlican. Siz şiir ve güftelerinizle TRT, Tütav, Devlet ve Kültür Bakanlıkları, Belediyeler, gazete, dergi ve çeşitli kuruluşlarca düzenlenen yarışmalarda otuzun üzerinde birincilik, ikincilik, üçüncülük ve mansiyon ödüllerine layık görülmüş bir sanatkarımızsınız. Bana ayırdığınız bu değerli zaman dilimi için çok teşekkür ediyor, başarılarınızı bütün kalbimle kutluyor ve daha nice başarılar diliyorum.
Söyleşimizin sonuna yaklaşırken sizin okurlarımıza vereceğiniz bir mesajınız olacak mı acaba?

         
-Evet ben bütün dostlara sevginin ve saygının hakim olduğu barış ve mutluluk dolu bir dünya diliyorum. Güzel ülkemiz çok zor günlerden geçiyor. El ele, gönül gönüle bütün bu zorlukları aşacağımıza inanıyorum. Size de ayrıca sanata ve sanatçıya vermiş olduğunuz değer ve bu konuda gösterdiğiniz çabalar için ayrıca teşekkür ederim.

         -Sizi bu sayfalara sığdırabilmek gerçekten zor bir durum. Gönüllerimizde taht kurmuş eserlerinizden yalnızca bir kaç tanesini buraya alıyor ve bu güzel söyleşiye yakın bir gelecekte "Yüreğimden Öper Beni" adlı kitabınızı tanıtan bir yazıyla devam edebilmeyi diliyorum...



 

Kıymetini bilemedik sevginin
Gurur adlı bir zalime kul olduk
Tek suçlusu kader değil bu derdin
İki ateş arasında kül olduk.

Dargınlıkla geçen günü kar saydık.
Af dileyip barışmayı ar saydık.
Ayrılmazdık aşkı bilmiş olsaydık,
Sen bir yana ben bir yana savrulduk.

Olmaz canım böyle sevmek olmaz ki.
Aramızda kan davası var sanki.
Öyle hazin anlatılmaz bir hal ki,
Tek kurşunla bir bedende vurulduk.

Yalçın Benlican / Beste Bilge Özgen - Makam Uşşak

Yüreğime gömdüm seni
Mazi oldu her hatıran
Unut artık sen de beni
Yak ne varsa benden kalan.

Ne mektubum resmim kalsın
Ne gül dudak ismim ansın
Gözün bir an ufka dalsın
Yak ne varsa benden kalan.

Son resmimi seyret bir an
Gülecektir sana inan
Son defa öp dudağımdan
Yak ne varsa benden kalan.

Yalçın Benlican / Beste Mahmut Oğul - Makam Nihavent

Ne aşk kaldı ne de bir iz
Resim çizdik sanki suya
Kayan yıldız gibi sessiz
Çekip gittin oldu mu ya.

Suç sayıldı ne söylesem
hep o gurur hep o sitem
Ateş almış gibi birden
Çekip gittin oldu mu ya

Arar belki diye umdum
Umutlandım sevgi bu ya
Unutmuşsun diye duydum
Çekip gittin oldu mu ya.

Sebil sanki gönlüm
Uyan artık bitti rüya
Bugün yangın yeri gönlüm
Çekip gittin oldu mu ya.

Yalçın Benlican



Aşk rüyadır çok zaman
Olduğu gibi bırak
Tek sen misin ayrılan
Üzüldüğün şeye bak.

Bakıp bakıp resmine
Türkü yakıp ismine
Dert ekleyip derdine
Üzüldüğün şeye bak.

Olmasa da çok güzel.
Sevgisi sana yeter.
Yok yok deyip bir haber
Üzüldüğün şeye bak.

Yalçın Benlican / Beste Turhan Taşan - Makam Kürdî


RÖPORTAJ: SEVİNÇ ATAN
HAZIRLAYAN: NUR ERSEN

 
03-06-2017

Röportaj ve fotoğraflarımız site yönetiminden izinsiz kullanılamaz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI


GÜLÜ SUSUZ SENİ AŞKSIZ BIRAKMAM
BİR BİLMECEM VAR ÇOCUKLAR / OKTAY TEM
HER MEVSİM İÇİMDEN GELİR GEÇERSİN
BESTEKȂR DR. ÜMİT MUTLU İLE SÖYLEŞİ
YAĞDIR MEVLAM SU-MAHMUT OĞUL
ÜSTAT CEMAL SAFİ İLE SÖYLEŞİ   
RIZA AKDEMİR’LE SÖYLEŞİ
ŞİİR, BESTE GÜFTE YARIŞMALARI

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
626 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
DERGİ ARŞİVİ
İSMET BORA BİNATLI
Saat