• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
BİRHARF.BİZ
Üyelik Girişi
İLESAM
GÜFTELER-BESTELER
SEVİNÇ ATAN
GEZGİN
VİDEOLAR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam15
Toplam Ziyaret37646
DEDİKODU-GIYBET-İFTİRA / İSMET BORA BİNATLI

 

DEDİKODU-GIYBET-İFTİRA
 
         Dedikodu basit ruhlu insanların eğlencesidir diyor Cornielle. Ne kadar doğru söylenmiş bir söz. Nasıl ki tavuk çöplükten, akbaba leşten nasiplenirse bu tür basit ruhlu insanlarda dedikodudan nasiplenip gıdalanıyorlar demek ki.

         Dedikodu ve gıybeti birlikte mütalaa ederek öncelikle gıybetin İslam dinindeki yerini bir inceleyelim.

         İslamda, özellikle iffet ve namusa saldırı, zina iftirası ağır bir suç sayılarak cezasının hadd-i kazif olduğu bildirilmiştir. Yani namuslu kadınlara zina isnadında bulunup sonra buna dört şahit getirmeyenlere  seksener sopa vurun ve artık onların şahitliğini asla kabul etmeyin. Onlar tamamen günahkârdırlar denilmek suretiyle meselenin ciddiyeti vurgulanmış bulunmaktadır. Hatta kesin delillerle ispatı mümkün değilse susulması tavsiye edilmiştir. Bu ispat konusunda aziz dostum ilahiyat profesörü İbrahim Agâh Çubukçu “kılıcın kınına girmesi hali gibi“ görülmedikçe diye  izah etmiş ve örnek vermişti bir sohbetimizde.

         Bunun dışında kalan iftiralarda günah sayılmış ve kınanmıştır dinimizde ama ceza öngörülmemiştir. İkaz çok önemlidir. Hucurat süresi (…birbirinizin kusurunu araştırmayın, çekiştirmeyin. Biriniz ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? O halde Allahtan korkun...) diye ciddi uyarılar yapmış bulunmaktadır.

            Bir insanın arkasından onunla ilgili ve onun hoşuna gitmeyecek şeyleri söylüyorsanız ve bunlar doğruysa buna gıybet deniliyor. Yok söylediklerinizin aslı yoksa iftira oluyor.Bunlara bühtan, koğuculuk, fazl, mezemmet gibi isimler de verilmektedir.

         Konunun önemine binaen, Kuran-ı Kerimde Hucurat suresi 49/12, Nisa suresi 4/112, Nur Suresi 24/4-5-15-16-23, Azhab suresi 33/58 bu konularda uyarıcı mesajlar taşımaktadırlar.

         Toplumların kabulleri, algıları, hafızaları, bazen kolayca istenilen yöne sevk olunabilir. Bir söz kulaktan kulağa, ağızdan ağza ve asla aradaki vasıtalarca incelenip araştırılmadan söylenip aktarılarak gerçekmiş gibi hafızalara yerleşebilir. İzi kalır ve kolay silinmez. Silseniz bile bazılarının hafızasında eski haliyle yaşamaya devam eder.

         Özellikle sevmediklerimize, ya da ulaşamadığımız için kıskandıklarımıza iftira atmak yahut atılan iftirayı gerçekmişçesine yaymak konusunda alet olduğumuzun farkına bile varmayız çoğu zaman. "Filan adam veya idareci hırsızın tekidir.", "Adamın  üç yüz dairesi varmış, şunca malı mülkü varmış." diye başlayan söylenti sonra zamanla  gerçekmiş gibi  "var", "yapıyor", "çalıyor" şekline dönüşüvermektedir.

         Toplumda kolay karalama kampanyaları birkaç şekilde yapılmaktadır.  Mesela bir insana hırsız dersiniz. Eğer ortada görünen bir şey yoksa, yahut gerçekten mal varlığına sahip değilse taktik hemen değiştiriliverir. O zaman komünist veya faşist damgası hazırdır. Buradan da bir şey tutturamadınız mı hemen bir başka  plan devreye girer, erkek için "eşcinsel" kadın için  "iffetsiz" yakıştırması yapmak  suretiyle menfur emeller mutlaka  devreye sokuluverir.

          Allah’tan korkmayan, kuldan utanmayan ve kınadıklarını yaşamadan bu dünyadan ayrılmalarının mümkün olmadığını  Hakkın bize bildirdiği bu zavallılar bir gün başları önünde pişmanlık yaşayacakları gibi, kıyamet gününde hesabını da verecekir ama kırıp döktükleri  kalpler, insanların yaşadıkları acılar, göz yaşları, uykusuz geçen geceler ne olacak nasıl geri gelecek?

          Her şeye rağmen ilâhi adaletin varlığını teselli kabul edebilen ve sabredenlere ne mutlu.

         Bir erkek veya bir kadın karşı cinsten biriyle azıcık dostane, samimi konuşsa hemen kara çalmaya hazır olan kara vicdanlardan hepimizin Allaha sığınmaya ihtiyacı vardır. Bu ahlak zaafı içindeki kişiler (insanlar demiyorum çünkü insan olmaları mümkün değildir) içinde ıslah olunmaları dileği ve duamız olmalıdır.

         Unutulmamalıdır ki Hz. Aişe validemize bile iftira eden zihniyet sıradan insanlara elbette edecektir. Rabbim onu esirgeyip temize çıkardığı ve ferahlattığı gibi, iftiraya uğrayanları da felaha çıkarsın diye dua etmekteyim.

         Hiç kimsenin koğucu, dedikoducu, müfteri durumuna düşmemesi elbette niyazımızdır.

         Yâr ve yardımcısı Allah olanlardan olmamız dileğiyle.
 
               İSMET BORA BİNATLI

         YAZARIN DİĞER YAZILARI

           MİMOZAM
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
626 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
DERGİ ARŞİVİ
İSMET BORA BİNATLI
SİBEL UNUR ÖZDEMİR
ERGÜN VEREN
Saat