• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
BİRHARF.BİZ
Üyelik Girişi
GÜFTELER-BESTELER
GEZGİN
İLESAM
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam13
Toplam Ziyaret26465
 
             
17.06.2018
2. Yarışmaya katılacak olan eserlerin daha önce hiçbir yarışmada ödül almamış ve herhangi bir yerde yayımlanmamış olması gerekmektedir. 3. Hikâye konusu serbesttir. 4. En çok iki ayrı hikâye ile katılmanın mümkün olduğu yarışmada, gönderilecek hikâyelerin her birinin en az 1.000 ( bin) en çok 10.000 (on bin) kelimeden oluşması gerekmektedir. 5. Yarışmaya gönderilecek hikâyelerin üzerinde sadece rumuz bulunacaktır; rumuz dışında yarışmacının kimliğini belirten herhangi bir işaret bulunması halinde hikâye yarışma dışı bırakılacaktır. 6. Yarışmacı, kimliğini, açık adresini ve biyografisi ile birlikte 1 adet fotoğrafını ayrı bir zarfa koyarak üzerine sadece rumuzunu yazıp, hikâyenin yer aldığı büyük zarfın içine koyacaktır (e posta ile yapılacak müracaatlarda bu şart aranmaz).
14.06.2018
Bir kitabın ilk sayfalarını açtığımızda, çoğunlukla yazarın kendisine yakın hissettiği birinin yazdığı önsözleri okuruz; oysa "Başlarken" ve "Önsöz" bölümlerini şairimiz kendisi yazmış. Okuyucusuna o kadar içten o kadar doğal ve samimi bir şekilde seslenmiş ki bunu sadece önsöz yazılarında değil şiirlerinin tamamında görebilir, şiirleri okurken kendinizi şairin duygularını dile getirdiği ortamda hissedebilirsiniz. Ergün Veren'in şiirlerinde göze çarpan en önemli özellik serbest tarzda yazılmış olması. Özyaşamından kesitler sık sık göze çarparken toplumsal temalarla birlikte sevgi, mutluluk, hasret, özlem pişmanlık gibi duygulara da geniş yer vermiş mısralarında.
09.06.2018
“Telli duvaklı geldim evinize. Sandım ki kızınız olacağım. Yanılmışım. Siz gelin değil dilsiz uşak aramışsınız kendinize. Hoş sesimin çıktığı da yok. Kestiniz sesimi soluğumu. Dayak kötek de cabası. İnsan kıyabilir mi sevdiğine vurmaya? Bütün erkekler böyle mi? Fiziksel olarak daha güçlüler diye kadınlardan ve kendilerini haklı çıkarmak, sindirmek için eksik gördükleri eteği, bedenlerinin gücüne sığınıp da el kaldırmak, tartaklamak. Bu yetmezmiş gibi diliyle de dövmek. Aşağılamak, hor görmek, eleştirmek, yaptığın her şeyin suç olması, dokunduğun eşyanın es kazayla bozulmasından bile senin sorumlu tutulman. Nasıl yaşanır bu evde? Nasıl geçer bir ömür bu kargaşa içinde? Yuvam, diyebilir miyim her gün diri diri gömüldüğüm bu mezara?”
07.06.2018
Şiir, duyguların düşüncelerin ve yaşanmışlıkların mısralar aracılığı ile bir ahenk içinde dile getirilmesidir. Şiire, belirli bir yaşanmışlığın özeti de diyebiliriz. Anlatılmak istenen duyguların, olayların, düşüncelerin mısralar halinde gelişigüzel alt alta sıralanması, o yazı türünün şiir olduğunu göstermez. Şiir, insanın hayal dünyasında ve düşünsel gücünde etkili olmalı, bunun için de mısra içindeki sözcükler belirli bir ahenk içinde düzenlenmelidir. Teknikleri tam olarak uygulansa da eğer içinde duygu yoksa o şiirin ruhumuzu etkilemesini bekleyemeyiz. Ahenksiz yazılan şiiri tuzsuz ve eksik malzemelerle yapılan yemeğe benzetebiliriz.
06.06.2018
 1  ...


DERGİ ARŞİVİ
İSMET BORA BİNATLI
Saat